+İvme Dergisi

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Değişime Doğru

Mesajlar Etiketlendi ‘İMO’

İvme Genç: Öğrenci Üyeler TMMOB’de Demokrasi İstiyor

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

TMMOB | Demokrasi | Öğrenci | Oda | Kurultay | İMO | İnşaat Mühendisliri Odası | Danışma kurulu | Küçük Kurul | Mustafa Gezegen | Murat Kılınç | Mustafa Kızıl | Barış Önal | Emo-genç | İvme Genç | Yaz Kampı

TMMOB ve bağlı Odalar etkin yönetim anlayışının, öğrenci üyelerin bağımsız bir düşünce ve eylemlilikleri olmasına tahammül gösteremediği uzun zamandır biliniyor. Özellikle bir “TMMOB politikası” haline getirilmeye çalışılan Yetkin Mühendislik konusunda, öğrencilerin yaşamlarını, geleceklerini doğrudan etkileyecek bu düzenlemeye karşı çıkmaları, bu yönetim anlayışının şimşeklerini çekmelerine yeterli oldu. Yetkin mühendisliğe muhalefet eden, uyarıldıkları azarlandıkları halde, muhalefet etmekte de ısrar eden birçok öğrenci komisyonu tasfiye edildi veya işlevsizleştirildi. TMMOB Öğrenci Kurultayı çeşitli gerekçelerle yaptırılmadı, Oda Öğrenci Kurultayları ise müdahalelere uğradı. Yetkin mühendislikten söz eden yazılar sansürlendi. Genel Kurullar’da ise TMMOB’nin demokratik gelenekleri tüzük ve yönetmeliklere hapsedilerek, öğrencilerin söz hakkı kullandırılmadı.

Ne var ki öğrencilere dönük baskılar bununla da sınırlı kalmadı. İnşaat Mühendisleri Odası’nda 14 Mart 2009 tarihinde yapılan 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda öğrenciler bildiri dağıttıkları için yöneticilerin hakaret ve küfürlerine, tekmeli tokatlı saldırılarına maruz kaldılar . Bu saldırı 4 Nisan 2009’da yapılan TMMOB Danışma Kurulu’nda öğrenciler tarafından DK üyelerine anlatıldı. Ancak ne TMMOB yönetimi ne de Oda yönetimleri, bu saldırı karşısında herhangi bir tepki vermediler. Hiçbirisinin ağzını bıçak açmadı; bırakın kınamayı, “Nedir bu olay” diye bir açıklama soran bile olmadı.

Bu tepkisizlikten aldıkları güçle İMO yöneticileri devrimci öğrencilere küfür ve hakaretlerini sürdürdüler. Bu tavır nedeniyle 3 Haziran İMO Küçük Kurulu’nda kavga çıktı, ardından İMO yönetiminin öğrenci ve devrimcileri Küçük Kurul’dan atmak için gizli örgütlediği 11 Haziran tarihli Kurul’da, TMMOB tarihinde bir ilk diyebileceğimiz çirkin olaylar yaşandı. İMO yöneticileri, TMMOB Başkanı ve bazı Oda başkanlarının gözleri önünde, dışarıdan getirttikleri, mühendis olmayan ve kimilerinin elinde bıçak olan bir güruhu öğrencilerin üzerine saldırttı. Ardından Oda polis kordonuna alınarak öğrencilerin içeri girmesi engellendi. Bu duruma seyirci kalmakta sakınca görmeyen Oda yönetimi, içeride “gönül rahatlığıyla” toplantısını yaparak devrimcileri Küçük Kurul’dan atma kararını “demokratik bir biçimde” aldı.

TMMOB ve Oda yönetimlerinin bu olaylar yaşanırken yaptıkları ve yapmadıkları, İMO yönetimini daha da pervasızlaştırdı. İMO yöneticileri öğrencilere dönük baskılarına yenilerini ekleyerek YÖK’ün üniversite öğrencilerine açtığı soruşturmaların benzerlerini öğrencilere açtı. Ancak öğrencilerin cevabını dahi beklemeden İMO’lu Mustafa Gezegen, Murat Kılınç, Mustafa Kızıl ve Barış Önal adlı arkadaşlarımız öğrenci üyelikten çıkartılarak cezalandırıldı.

Genç-İMO’da yaşananlara benzer bir süreç yakın zamanda EMO-Genç’te de (Elektrik Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu) yaşanmaya başlanmıştır. Bu yıl 1.si düzenlenen EMO-Genç Yaz Eğitim Kampı’nın ardından, ilk yönetim kurulu toplantısında İzmir EMO-Genç Yürütme Kurulu feshedimiştir. Ardından EMO İzmir Şubesi Danışma Kurulu’na katılmak demokratik hakları olduğu halde EMO-Genç üyesi arkadaşlarımız, yönetmelikler gerekçe gösterilerek önce danışma kurulundan, sonra da Oda’da toplantının yapıldığı kattan zorla çıkartılmışlardır.

Ardından Şube yönetimi kampa katılan bazı öğrencilere soruşturma açmıştır. Öğrenci kampında yaşananlardan kaynaklı olarak arkadaşlarımızdan savunmaları istenmiştir. Bu soruşturma da İMO’da olduğu gibi gelişigüzel, yalnızca cezalandırmak mantığıyla açıldığı için, savunması istenen öğrencilerden biri kampta olmadığı sırada yaşananlardan ötürü sorgulanmaktadır.

Son dönemde öğrenci üyelerin yaşadığı bütün baskıların ardında, etkin yönetim anlayışının, farklı fikirlerden korkan, statükocu tavrının yattığı gayet açıktır. Ancak öğrenciler bu baskılar karşısında fikirlerini savunmaktan vazgeçmeyecekler, TMMOB’nin demokratik geleneklerine sahip çıkmaya devam edeceklerdir.


İvme-Genç

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Açıklama No.32: TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı TMMOB Danışma Kurulu’nu İptal Etti.

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

TMMOB | Yönetmelik | Tüzük | TMMOB | ŞPO | MMO | Mehmet Soğancı | Küçük Kurul | Kapitalist | İvme | İMO | Hiyerarşik | EMO | Devrimci | Demokratik | Demokrat | Demokrasi | Danışma kurulu | Danışma | Bürokratik

ivme

Dergimize kürsüden hakaret eden Oda yöneticilerine cevap verme hakkımızı, demokratik kuralları işleterek kullandırtmak yerine

TMMOB BAŞKANI MEHMET SOĞANCI TMMOB DANIŞMA KURULUNU İPTAL ETTİ

TMMOB yapısında danışma kurulları 70’li yıllarda kurulmaya başlanmış ve TMMOB ve odaların demokratik işleyişinin temelini oluşturmuştur. 12 Eylül sonrasında, darbe günlerinde bir gizli örgüt muamelesi görmemek için, danışma kurullarının tüzüksel olarak da tanımlanması zorunlu duruma gelmiştir. Tüzüksel yazımda, “demokrat üye” tanımı da yapılamadığından resmi bir üye tarifi yapılmıştır.

Mevcut etkin yönetim anlayışı TMMOB’yi ele geçirinceye kadar tüm TMMOB üyelerinin katılımına açık olan TMMOB Danışma Kurulu toplantılarında üyelerin konuşması esas alınmıştır. Çünkü temsili demokrasi üzerine kurulmuş TMMOB yapısında, üye görüş, öneri ve eleştirilerinin alınacağı başka bir mekanizma bulunmadığından, TMMOB yönetimine üye katılımının temel mekanizmasını, TMMOB Danışma Kurulu oluşturmuştur. TMMOB Danışma Kurulu bu demokratik işleyişiyle, örgüt içi demokratik işleyişin de güvencesi olarak görülmüştür.
Daha sonraki yıllarda, 70’li yıllarda oluşturulan yönetim anlayışını terk etmeye başlayan TMMOB yöneticileri TMMOB’yi, yasasında tanımlandığı ve sistemin istediği şekilde yeniden sistemin bürokratik bir kurumuna dönüştürmeye başlamış ve TMMOB Danışma Kurulu da üye katılımına kapatılmıştır.

“Hiyerarşiye” dayanan yeni bir “demokrasi” tarifi yapan mevcut TMMOB yönetimi, 4 Nisan 2009’da yapılan Danışma Kurulu toplantısında da aynı yöntemi kullanarak, birim yöneticilerine taşıdıkları unvanın önem sırasına göre söz vermiş, yönetim kurulu yedek üyelerini Danışma Kurulu üyesi saymamış, söz isteyen TMMOB üyelerine ise toplantı sonunda söz vererek göstermelik bir demokrasi anlayışı sergilenmiştir. Buna karşın söz alan üyeler TMMOB içinde yaşanan antidemokratik işleyiş sorununu gündeme getirerek, özellikle İMO’da yöneticilerin, öğrenci üyelere yönelttikleri sözlü ve fiziki saldırıların yaratacağı tehlikelere dikkat çekmişlerdir. Bu uyarılara kulaklarını tıkayan TMMOB ve oda yönetimlerinin bir kısmı, 3 Haziran 2009 tarihinde İMO Ank. Şb. Küçük Kurulu’nda yaşanan arbede sonrasında bu kez dergimize karşı topyekun saldırıya geçmiştir. 11 Haziran 2009 tarihinde ise İMO Küçük Kurulu’na katılmak isteyen devrimci-demokrat üyeler önce eli bıçaklı sokak serserileri desteğinde İMO’ya sokulmamak istenmiş, bunda başarılı olunamayınca da polis barikatı ile devrimci-demokrat üyelerin Küçük Kurul’a katılımı engellenmiştir. Bu olaylarda TMMOB ve MMO başkanlarının, İMO’ya gelerek doğrudan taraf olduğu gözlenmiştir.

Bu gelişmelere ve TMMOB yapısında artık üyelerin can güvenliğini tehdit eden boyuta ulaşmış antidemokratik uygulamalara karşı, dergimiz tarafından 27 Haziran 2009 tarihinde TMMOB önünde, ilk Danışma Kurulu tarihine kadar sürdürülmek üzere “TMMOB’de DEMOKRASİ İSTİYORUZ” talebiyle demokrasi nöbeti başlatılmıştır.

Bu talebimizi dikkate almak yerine, İMO yöneticileri, İMO üyesi yayın kurulu üyelerimiz hakkında disiplin soruşturması başlatarak demokrasi talebimize yanıt vermiş ve İstanbul’da ve hatta yurtdışında yaşayan yayın kurulu üyelerimizi onur kuruluna sevk etmişlerdir. Bu gelişmeler üzerine İMO önünde de demokrasi nöbeti tutulmaya başlanmıştır.

Demokrasi nöbetimiz TMMOB Danışma Kurulu gününe kadar haftada beş güne çıkartılmıştır. Kendini ülkemizdeki demokrasi mücadelesinin bir bileşeni olarak tarif eden bir örgütte, demokrasi talebinin gündem yapılması beklentisiyle dergimiz yayın kurulu üyeleri ve dergimiz okurları disiplinli bir şekilde ve TMMOB örgüt disiplinine uyarak 10 Ekim 2009 tarihinde yapılan TMMOB Danışma Kurulu’na katılmışlardır.

Açış konuşmasını yapan Mehmet Soğancı, TMMOB çalışmaları hakkında bilgi verdikten sonra, yaşanan ekonomik krize değinmiştir. Soğancı, krizin sorumlusunun kapitalist sistem olduğunu vurguladığı, esas olanın sisteme karşı sınıf mücadelesi olduğunu belirttiği konuşmasını siyasal bir partinin sloganlarına dayandırmıştır.

TMMOB’de son dönemde oluşturulan “hiyerarşik demokrasi” anlayışına karşı çıkmak ve tüm TMMOB üyelerine eşit koşullarda söz verilmesi talebini iletmek üzere usul hakkında söz isteyen Danışma Kurulu üyesi bir yayın kurulu üyemizi, TMMOB YK Başkanı “TMMOB usulleri bellidir” diyerek susturmuştur.

Ardından salondan söz talebi alınmadan, önceden kurgulanmış bir şekilde MMO YK Başkanı’na söz verilmiştir. MMO YK Başkanı konuşmasının sonunda, dergimizin adını vererek “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyamızı hakaretamiz bir şekilde eleştirmiş ve dergimizi kınadığını belirtmiştir. Bunun üzerine toplantıyı yöneten divana, hem siyasi üslupla bağdaşmayan eleştirilere yanıt verme hakkımızı kullanma talebimiz ve hem de demokratik usullere uygun söz verilmesi doğrultusunda usul hakkında konuşma talebimiz bu kez yazılı olarak iletilmiştir.
TMMOB YK Başkanı Soğancı, yazılı taleplerimizi dikkate bile almayarak, toplantı öncesinde kurguladıkları şekilde bu kez İMO YK Başkanı’na söz vermiştir. İMO YK Başkanı konuşmasını tamamladıktan sonra, divana, söz hakkı verilip verilmeyeceği bu kez salondan sözlü olarak sorulmuş, divanı yöneten Soğancı ise bu sorulara yanıt vermek yerine, EMO YK Başkanı’na söz vermiştir. Bu arada söz verilip verilmeyeceği sorusu ısrarla sorulmuş buna karşı Soğancı ise yalnızca DK’nın resmi üyelerine söz verileceğini özellikle ve ısrarla vurgulamıştır. Bu sırada konuşmasını sürdüren EMO YK Başkanı kürsüden dergimize yönelik hakaretlere başlayınca, salondaki dergimiz okurları alkışlı protestoya başlamıştır. Protestolar altında konuşmasını tamamlamaya çalışan EMO YK Başkanı’nın ardından bu kez Şehir Plancıları Odası YK Başkanı’na söz verilmiştir. O da konuşmasında dergimize yönelik hakaretleri sürdürünce, alkışlı protesto sürmüştür. Protestolar altında ŞPO YK Başkanı’nın “konuşmasını tamamladığını” söyleyerek kürsüden inmesinin ardından, protestoların sürdüğünü gören Soğancı, toplantıya ara vermek zorunda kalmıştır.

Verilen bu ara sırasında, salonda bulunan başta TMMOB 2. Başkanı olmak üzere diğer TMMOB ve oda yöneticilerine, “amacımızın toplantıyı engellemek olmadığı, ancak yapılan eleştiri ve hakaretlere yanıt hakkı verilmesinin en basit ve temel demokratik işleyişin gereği olduğu” anlatılmıştır. Ayrıca verilecek bu söz hakkının çok dikkatli şekilde ve toplantıyı germek yerine, yatıştırıcı bir üslupta kullanılacağı konusunda da güvence verilmiştir. Buna karşın, toplantının bundan sonraki aşamasında ise, divan olarak cevap hakkı doğuracak konuşmalara müdahale etmeleri gerektiği talebimiz kendilerine iletilmiştir.

Bu konuşmalar sırasında, bazı oda yöneticileri, toplantının “resmi” olduğu hatırlatmış ve resmi üyeler dışındaki TMMOB üyelerine söz verilmesinin yönetmeliğe göre mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Buna karşı ise, esas olanın demokratik işleyiş olduğu, tüzük, demokratik işleyişe aykırı ise, TMMOB’nin demokratik geçmişinin örnek alınmasının zorunlu olduğu bu kişilere anlatılmıştır. Ayrıca daha önceki dönemlerde TMMOB Danışma Kurulları’nda öncelikli olarak üyelere söz hakkı verildiğine de dikkat çekilmiştir. Öte yandan, bu resmi bir toplantı ise, TMMOB’nin de devlet tarafından yasayla kurulmuş bir sistem organı olduğu ve yasasında TMMOB YK Başkanı’na kapitalist sisteme karşı “şimdi sınıf savaşı zamanı” diyerek bir sınıf mücadelesi çağrısı yapma görevi verilmediği hatırlatılmıştır. Buna karşın TMMOB YK Başkanı toplantı açılışında böyle bir konuşma yapabiliyorsa – ki konuşma içeriğine katılmasak da doğrusu budur ve TMMOB, sistemin verdiği görevi reddederek, yeniden emekten ve halktan yana bir örgüt olmalıdır – toplantının “resmiyetinden” de söz edilemeyeceği ve tüm TMMOB üyelerine eşit koşullarda söz hakkı verilmesi talebinin meşru bir talep olduğu belirtilmiştir.
TMMOB 2. Başkanı, bu taleplerimize olumsuz yanıt vermemiş ve salon dışında durumu değerlendiren yönetim kuruluna bu taleplerimizi götüreceğini bildirmiştir.

Buna karşın, toplantıyı yeniden başlatan Soğancı, hiçbir şey olmamış gibi ve üstelik daha önce dergimize hakaretler ederek konuşan ve konuşmasını tamamladığını belirterek kürsüden inen ŞPO YK Başkanı’na ikinci kez söz vererek keyfi yönetimini sürdürmüştür. Bunun üzerine yeniden cevap hakkı verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine Soğancı yeniden, yalnızca resmi üyelere söz vereceği vurgusunu yaparak toplantıyı sürdürmek istemiştir. Bu durumun demokrasiye aykırı olduğu uyarıları da dikkate alınmayınca salonda tartışmalar büyümüştür. Bu sırada, salondan bazı kişilerin yayın kurulu üyelerimize provokatif sözler ve davranışlarla sataştığı, bazı şahısların yayın kurulu üyelerimizin yakın plan fotoğraflarını çektiği gözlenmiştir. Yine bazı kişilerin sahneden yayın kurulu üyelerimiz üzerine saldırdığı (video kayıtlarımızda mevcuttur) saptanmıştır.

Tüm bunlara karşın, provokasyona gelmeyen yayın kurulu üyelerimiz ve dergi okurlarımız, sözlü tartışmalara girseler de, yapılan hakaretlere aynı düzeyde yanıt vermeyerek sakinliklerini korumuşlardır.

Bu gelişmelerin ardından, TMMOB Danışma Kurulu’nda demokrasiyi işletmek ve en temel hak olan demokratik cevap hakkını kullandırtmak yerine, Mehmet Soğancı toplantıyı iptal etmeyi tercih etmiştir. Soğancı’nın demokratik işleyişe karşı bu katı tutumu aynı zamanda, TMMOB Danışma Kurulu’na katılan TMMOB üyelerinin tümünün ifade özgürlüğünü de ortadan kaldırmıştır.

Bu durum, TMMOB’nin getirildiği noktanın ne kadar vahim olduğunu, yöneticilerinin söylemi ile eylemi arasındaki zıtlığın had safhaya ulaştığını ve sağduyulu üyelere ne kadar büyük görevler düştüğünü ortaya koymuştur.

Dünyanın hiçbir yerinde demokratik haklar egemenlerin yazdığı kurallara boyun eğerek kazanılmamıştır. Tam tersine, yasalarda ve yönetmeliklerde ne yazarsa yazsın, yaşamın her alanında demokrasi talebi meşru bir taleptir. Ne pahasına olursa olsun bu talep dile getirilir ve bunun için mücadele edilir. TMMOB yönetimi disiplin soruşturmalarıyla ve onur kurullarıyla bizi yıldıramayacak, tam tersine sergiledikleri baskıcı tutumlarla tarihe geçeceklerdir.

TMMOB’DE DEMOKRASİ İSTİYORUZ talebi de meşru bir taleptir. Bedeli ne olursa olsun bunun için mücadele edilecek ve mücadelemiz yeni biçimleriyle sürdürülecektir.

YAŞASIN TMMOB ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

Mühendis, Mimarlık ve Planlamada Artı İVME

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Açıklama No.29: İnşaat Mühendisleri Odası’nın Yetkinlik Uygulamasını Bir Kez Daha Durdurduk

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

Belgelendirme | Yönetmelik | Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği | Yetkin Teknik Eleman Kanunu Tasarısı | Yetkin Mühendislik | Yetkin İnşaat Mühendisliği | Yetkili Mühendislik | yetki | TMMOB | Profeyonel Mühendislik | planlama | Oda | Mühendislik | Mühendis | Mimarlık | Mimar | Meslek İçi Eğitim | ivme dergisi | İvme | İsmail Ozan Demirel | İMO | Hizmet Ticareti | GATS | Ercan Atalay | Devrimci | Demokrat | Danıştay | Danışma kurulu | Belgelendirme | Akreditasyon | ABD | 3458 | 2547

İMO’nun Danıştay kararıyla durdurulan Yetkin İnşaat Mühendisliği Yönetmeliği’nin ardından hazırladığı Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği de +İVME Dergisi’nin açtığı davayla durduruldu.

1990’lı yıllardan bu yana mühendis-mimarların ve TMMOB’nin gündeminde olan, özellikle 1999 Marmara Depremi’ndeki yıkımları ve can kayıplarını yalnızca mühendis-mimarların sırtına yükleyen bir çarpıtmayla gerekçelendirilerek hazırlıklarına hız verilen yetkin-yetkili mühendislik uygulamasıyla ilgili olarak, İnşaat Mühendisleri Odası 2006’da Yetkin İnşaat Mühendisliği Yönetmeliği’ni yayınlamış ve ilk yetkin mühendislik belgelerini dağıtmaya başlamıştı. ABD’deki profesyonel mühendislik (professional engineering) uygulamasından kopya edilerek oluşturulmuş bu yönetmelik, bir mühendisin imza yetkisi alabilmek için 5 yıl boyunca bir yetkin mühendisin gözetiminde çalışması, Oda tarafından belli bir ücret karşılığında yapılacak sınavdan geçmesi gibi kriterler getiriyordu.

Haziran 2006’da Yetkin Mühendislik başlığıyla yayınlanan ilk sayısından itibaren İvme Dergisi, meslektaşlarımızı, özellikle de yeni mezun meslektaşlarımızı sermayeye ucuz işgücü olarak sunan bu uygulamaya karşı çıkmıştır.

Öte yandan 1995 yılında imzalanan Hizmet Ticareti Genel Sözleşmesi (GATS) ile Avrupa Birliği uyum süreci de hizmetlerin serbest dolaşımı için mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması kapsamında benzer bir belgelendirme sürecini öngörmektedir. Kısacası yetkin mühendislik ve belgelendirme, ülkemize gelecek olan uluslararası hizmet tekellerine de ucuz işgücü yarattığı gibi, ayrıca ulusal mühendislik gücümüzün önüne de bir “belge duvarı” çekilerek tasfiyesine yol açacaktır.

Mesleki demokratik kitle örgütü olarak üyelerinin çıkarlarını savunması gereken TMMOB ve bazı Odalar etkin yönetim anlayışları ise, üyelerini, mesleklerini icra etme yetkilerini de ellerinden alarak sermayenin sömürüsüne eli kolu bağlı terk eden yetkin mühendislik uygulamasını bizzat hayata geçirmeye çalışmışlar, 2005’te Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın siparişiyle “Yetkili Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Belirlenmesi ve Belgelendirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı Taslağı”nı hazırlamışlardır.

Mayıs 2004’teki TMMOB GK’da “TMMOB Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği” kabul edilirken, yetkinlik uygulaması ise İMO tarafından 2006’da hazırlanan bir yönetmelikle hayata geçirilmiştir. Bu yönetmeliğe +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi İnş. Müh. Ercan Atalay tarafından açılan davada Danıştay 8. Dairesi 6 Kasım 2007’de yürütmeyi durdurma, 18 Kasım 2008’de ise iptal kararı vermiştir.

İnşaat Mühendisleri Odası ise mahkeme kararını ciddiye almak yerine, yetkin mühendisliği uygulama konusundaki ısrarını sürdürmüş ve kararın etrafından dolanma çabasıyla yeni bir yönetmelik hazırlamıştır. Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği adındaki bu “yeni yetkin mühendislik yönetmeliği”, bir öncekinden yalnızca isim bakımından farklıdır. Üstelik bu yalnızca bizim iddiamız da değildir; 12 Eylül 2008’de yapılan İMO 41. Dönem Danışma Kurulu’nda söz konusu yönetmelik tartışılırken bizzat yetkin mühendislik kurulu başkanı tarafından söylenen “Biz zaten daha önceden benimsediğimiz bir yönetmeliği allayıp pullayıp yeniden yürürlüğe koymak için burdayız. Herkes bu danışma kurulunun bir oyun olduğunu biliyor zaten” sözleri, iki yönetmeliğin içerik olarak birbirinden farksız olduğunun en yetkili ağızdan doğrulanmasıdır.

15 Şubat 2009’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren bu yeni yönetmeliğe de +İvme Dergisi adına yayın kurulu üyemiz İnş. Müh. İsmail Ozan Demirel tarafından 16 Nisan 2009 tarihinde dava açılmıştır. Danıştay 8. Dairesi ise 8 Temmuz 2009 tarihinde oybirliğiyle Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurma kararı almıştır. Böylece +İvme Dergisi, İnşaat Mühendisleri Odası’nın yetkin mühendislik uygulamasını ikinci kez durdurmuştur.

Kararın gerekçesi “(…) mühendislik mesleğinin niteliği, mühendis ve yüksek mühendis gibi unvanların neler olduğu ve bunların kimler tarafından kullanılacağı, ayrıca meslek alanında lisans eğitimi sonrasındaki yüksek lisans, doktora, doçentlik, profesörlük gibi aşamalar ilgili düzenlemelerin yukarıda açıklanan 3458 ve 2547 sayılı Yasalarda düzenlenmiş olması karşısında, anılan Yasa hükümlerinin verdiği açık bir yetkiye dayanmayan ve anılan yasal düzenlemelerde yer alan tanımları aşar bir şekilde yeni tanımlar ve düzenleme getiren dava konusu Yönetmelikte yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde ifade edilmiştir. Bu karar da, bir önceki yürütmeyi durdurma kararında olduğu gibi, İvme’nin savunduğu “mühendislik eğitiminde belgelendirmeyi üniversiteler yapmalı; odaların yapması gereken ise, kimin neyi bildiğini ölçmek yerine üretilen mühendislik hizmetlerini ya da bu hizmetleri denetlemesi gereken kurumları denetlemek olmalı” görüşünün haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Son olarak şunu da eklemek isteriz; bir süredir TMMOB içinde, dün yetkin mühendisliği savunanların bugün İMO’nun yetkinlik uygulamasına kendilerinin de karşı olduklarını söyledikleri duyulmaktadır. Bu kişiler bugün belgelendirmeyi savunuyor, yetkin mühendislik tartışmasının ise artık bittiğini, tüketildiğini hemen sözlerine eklemeyi unutmuyorlar. Bu durum, yetkin mühendisliğe karşı ideolojik mücadelenin kazanıldığını gösterdiği gibi, kavramlar üzerinde yeni bir bulanıklık yaratma çabasına da işaret etmektedir: Bugün birçok Odanın belgelendirme uygulamasının, mühendis emeğinin değersizleştirilmesine yol açma anlamında yetkin mühendislikten özde bir farkı yoktur.

İvme Dergisi yetkin-yetkili mühendislik başta olmak üzere meslektaşlarımızı sermayenin ucuz işgücü haline getirecek tüm uygulamalara karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Mühendislik Mimarlık ve Planlamada +İVME

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Açıklama No. 28: İMO’da Soruşturma Terörüne Son, TMMOB ve İMO’da Demokrasi İstiyoruz

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

TMMOB | Soruşturma Terörü | Siyasi Linç | İMO | Demokrasi Nöbeti

http://ivmedergisi.googlepages.com/ivme_logo1.JPG

İMO’da SORUŞTURMA TERÖRÜNE SON TMMOB ve İMO’da DEMOKRASİ İSTİYORUZ

TMMOB önünde demokrasi nöbeti başlatmamız üzerinden tam bir ay geçti. İMO’da başlatılan, TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından da sürdürülen devrimci demokrat mühendislere dönük tasfiye ve siyasi linç hareketine karşı bir aydır TMMOB önündeyiz.

Taleplerimiz, İnşaat Mühendisleri Odası’nda yaşanan süreçten ve sonrasından genel olarak rahatsızlık duyan ve bu sürecin çözülmesi gerektiğini düşünen tüm demokrat meslektaşlarımızın altına imza atabileceği taleplerdir.

Hatırlanacağı gibi 14 Mart 2009 tarihinde İMO 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda bazı İMO yönetici ve çalışanlarının öğrenci üyelere fiziki saldırısıyla başlayan süreç, 3 Haziran’da İMO Küçük Kurulu’nda yaşanan kavgayla devam etmiş, 11 Haziran 2009 tarihinde ise TMMOB YK başkanının gözleri önünde çoğunluğunu mühendis-mimar olmayanların oluşturduğu 100 kişilik bir grubun ellerinde bıçaklarla devrimci demokrat mühendislere saldırmasıyla başka bir boyuta ulaşmıştı.

Bu yaşananlar karşısında bizler İvme Dergisi olarak
• İMO’daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulması
• Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanması,
• Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılması
talepleriyle bir aydır her pazartesi TMMOB’nin önündeyiz.

Ne var ki TMMOB yönetimi bir aydır binalarının önünde demokrasi nöbeti tutan üyelerinin taleplerine gözlerini kapatmış durumdadır. Bu, örgüt içi demokrasi talebini görmezden gelmektir. İMO yönetimi ise bırakalım örgüt içi demokrasi talebini gündemine almayı, antidemokratik uygulamalarına yenilerini ekleyerek YÖK’ün üniversite öğrencilerine açtığı soruşturmaların benzerlerini +İvme yayın kurulu üyelerine açmakla meşguldür.

“(…) 2. Öğrenci Kurultayı’nda dağıttığınız bildiriler ve dahil olduğunuz olaylar ile ilgili gerekçeleri tarafımıza bildirmenizi (…)” denilerek bildiri dağıtmak soruşturma konusu yapılmış, İMO yöneticilerinin tekme tokatlar ve ağza alınmayacak hakaretlerle yaptığı saldırıyla ilgili mağdur olan Mustafa Gezegen ve Murat Kılınç adlı yayın kurulu üyelerimiz, henüz yanıt vermeleri bile beklenmeden öğrenci üyelikten çıkarılarak cezalandırılmışlardır.

Cezalandırmalar öğrenci üyelerle sınırlı kalmamış, 13 Temmuz 2009 tarihinde İMO’ya kayıtlı 5 +İvme yayın kurulu üyesine Oda tarafından soruşturma açılmıştır.

Yayın Kurulu üyelerimize gönderilen metnin daha ilk cümlesinde “saldırıyı gerçekleştirenler arasında bulunan ve/veya İvme Dergisi Yayın Kurulu’nda yer alan” ifadesinde birbirinden vahim iki nokta bulunmaktadır: Öncelikle “saldırıyı gerçekleştirenler” denilerek, soruşturma adı altında yazılmış bu metinde soruşturmanın sonuçlandırılması beklenmeden hüküm verilmiştir. İMO yönetiminin demokrasi anlayışı anlaşılan “suçu ispatlanıncaya kadar herkes masumdur” ilkesini kabul eden burjuva hukuku kadar bile ileri değildir.

Öte yanda ise bu cümleden, İvme Dergisi yayın kurulu üyesi olmanın İMO yöneticileri için soruşturma sebebi olduğu ortaya çıkmıştır. İMO yönetimi açıkça İvme’ye –ve muhtemelen kendisinden farklı düşünen ve bunu ifade eden herkese de- düşmanlık içindedir. Bunun en somut kanıtı soruşturma açtığı kişilerdir. Soruşturma açılan 5 kişiden sadece 2’si Ankara’da ikamet etmekte ve Ankara’daki Küçük Kurul’un üyesi olmaktadır; geri kalan 3 kişiden ikisi İstanbul’da, biri ise Libya’da ikamet etmektedir.

Devlet bile yayınlarla ilgili yalnızca sorumlu yazı işleri müdürünü sorumlu tutarken, İMO yöneticileri bu noktada devleti de geride bırakmıştır: İMO yöneticileri tüm İvmecileri, İvme Dergisi üyesi olmayı suçlamaktadır. Acaba İMO yöneticileri İvme Dergisi okuyan mühendislere de bu dergiyi okudukları için soruşturma açmayı ya da İvme’nin desteklediği listelere oy vereceklere dönük herhangi bir cezai işlem uygulamayı da düşünmekte midir? Ya da başka odalara kayıtlı İvme yayın kurulu üyelerine de soruşturma açılması için -3 Haziran sonrası Odalara peşpeşe yaptırılan açıklamalar sayesinde çok iyi anladığımız- nüfuzlarını kullanacaklar mıdır?

İMO yönetimi İvme Dergisi üyesi olmayı soruşturma gerektiren bir suç gibi göstermeye çalışırken aynı zamanda bir taşla iki kuş vuracaktır: Örneğin soruşturma açılan İMO İstanbul Şb. üyesi arkadaşlarımız geçtiğimiz yıl “Demokrat İnşaat Mühendisleri” olarak çıkarılan listede yönetim kurulu adayları olmuşlardır. İMO yöneticileri İvme üyesi inşaat mühendislerine ceza vererek yayın kurulu üyelerimizin olası adaylıklarını da engelleyerek tasfiye operasyonlarını boyutlandırmaya çalışmaktadır.

Soruşturma metninin tamamı düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırıdır.
Soruların önemli bir bölümünün İvme’nin yazı ve açıklamalarında geçen ifadelerle ilgili olması bunun en somut kanıtıdır. İvme Dergisi’nin yayınlarıyla ilgili soruların soruşturmaya konu olan olaylarla ilgili sorulardan çok daha fazla olması, İMO yönetiminin amacının soruşturma yapmak değil, İvme Dergisi’ni mahkum etmek olduğunu açıkça göstermektedir.

Soruşturma metni evrensel hukuk kurallarına olduğu gibi TMMOB yönetmeliklerine de aykırılık içermektedir. TMMOB disiplin yönetmeliğinde “kişiye yöneltilen suçun açık ve anlaşılır biçimde olması” gerektiği ifade edilmesine karşın soruşturma metninde herhangi bir suç tanımı yapılmamaktadır. Dolayısıyla sorulara verilecek yanıtlarla daha sonra bir “suç” tarifi yapılacağı anlaşılmaktadır.

Ayrıca 3 Haziran’da yapılan Küçük Kurul ile ilgili İMO yöneticileri oda organları kullanılarak böyle bir soruşturma yürütmeye yetkili değildir. Zira resmi yönetmeliklerde “küçük kurul” adıyla anılan bir kurul yoktur. Küçük Kurul, oda organlarının dışında, demokratların kendi aralarındaki hukuk çerçevesinde oluşturdukları bir kuruldur. Bu kurulda yaşananlar Oda’nın resmi yapısını ilgilendirmez. Yapılmaya çalışılan soruşturma bu yönüyle de hukuk dışıdır.

İvme Dergisi’nin yayınlarında kullandığı ifadeler, hatta kendi kendisini tanımlamak için kullandığı ifadeler bile İMO yönetimi tarafından soruşturmaya konu edilirken nedense İMO ve TMMOB tarihi için bir yüz karası olan 11 Haziran gününden, yani gizli çağrılanmış Küçük Kurul toplantısında, İMO Ank. Şb. önüne “getirtilen” eli bıçaklı sokak serserilerinin TMMOB YK ve bazı Oda başkanlarının gözü önünde devrimci demokrat mühendislere saldırmasından, sonra TMMOB tarihinde bir ilk olarak devrimci demokrat üyelerin içeri girmesini engelleyen polis barikatı arkasında toplantı yapılmasından hiç söz edilmemiştir.

İMO yönetiminin sorunu çözme değil, dergimizi mahkum etme amacıyla, bir sıkıyönetim savcısı mantığı ve diliyle, dergi yayın kurulu üyelerimizin bir kısmını sorgulamaya çalışarak yürüttüğü bu hukuk dışı soruşturma, Odalarda demokrasi anlayışının gerileye gerileye vardığı noktayı ve İvme Dergisi tarafından yürütülen “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyasının haklılığını bir kez daha göstermiştir.

Bizler +İvme Dergisi olarak söylediğimiz tüm sözlerin virgülüne kadar arkasında olduğumuzu ve mücadelemizin dedikodularla, hakaretlerle, işten atmalarla, eli bıçaklı adamlarla yapılan linç girişimleriyle ya da soruşturma terörüyle son bulmayacağını buradan bir kez daha duyuruyoruz.

Gerçeklerin açıklanması ve adaletin yerini bulması için TMMOB önünde her Pazartesi tuttuğumuz demokrasi nöbetini haftada ikiye çıkarıyoruz. Hukuk dışı bir soruşturma üzerinden süren tasfiye politikasını protesto etmek üzere bundan böyle Salı günleri İMO önündeyiz.

İMO’da ve TMMOB’de DEMOKRASİ İSTİYORUZ.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İVME DERGİSİ

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Açıklama No.27: Gerçekler Açıklansın, Adalet İstiyoruz

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

Yönetim |TMMOB | Teoman Öztürk | tecrit | Tasfiye | Öğrenci Kurultayı | ODTÜ | Mühendis | Mimar | Küçük Kurul | İMO | Genç İMO | DKÖ | Devrimci | Demokrat | Demokrasi

İvme

TMMOB’nin mesleki demokratik kitle örgütü özelliği kazanması, TMMOB’yi TMMOB yapan gelenekler, devrimci-demokrat mühendislerin özellikle 70’li yıllarda vermiş olduğu mücadele ile sağlanmıştır. Teoman Öztürkler döneminde yaratılan bu gelenekler ve mücadale örgütü olma özellikleri ise 80 sonrası yitirilmeye başlanmıştır.

Son yıllarda ise, TMMOB etkin yönetimi tarafından, devrimci-demokrat mühendislerin çalışmaları açıktan engellenmeye başlanmış, örgüt içi demokrasi kanalları tıkanarak devrimci demokrat mühendisler TMMOB’den uzaklaştırılmaya çalışılmıştır.

İvme Dergisi’nin yetkin mühendislik konusundan başlayarak TMMOB içerisindeki tüm sorunları açığa çıkarma ve yanlışlıkları mahkum etme çabası, TMMOB’yi dönüştürme mücadelesi, TMMOB’ye hakim anlayışın devrimci-demokrat mühendislere olan tahammülsüzlüğünü iyice su yüzüne çıkarmıştır.

İşte bu tahammülsüzlük ve saldırganlık en sonunda, 11 Haziran’da İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Küçük Kurul’da İvme Dergisi üyelerine dönük fiziki linç girişiminin gerçekleştirilmesine kadar varabilmiştir.

İMO’da İvme Dergisi üyelerine ve okurlarına karşı 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana sistematik bir baskı ve tasfiye çabası sürmekteydi. Bu tasfiye operasyonu, önce İMO Ankara Şube’de Yönetim Kurulu yedek üyesi olan İvme dergisi üyelerinin toplantılara alınmaması ile başlamış, örgüt kurullarından İvme dergisi üyelerinin dışlanma çabası ile de devam etmiştir. Genç-İMO seçimlerinde öğrencilerin oyları ile seçilmiş temsilcilerin İvme’ye yakın olması sebebi ile atanmaması bu tasfiye çabasının bir başka adımı olmuştur. İMO’da, İMO etkin yönetimi anlayışı tarafından İvme Dergisi üyelerine yönelik sürdürülen sistematik baskı ve tasfiye çabaları, 14 Mart İMO Öğrenci Kurultayı ile beraber fiziki saldırı boyutuna varmıştır.

Öğrenci Kurultayı’nda Genç-İMO seçimlerinde yaşanan antidemokratik uygulamaları protesto amacı ile bildiri dağıtmak isteyen, aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu öğrencilere İMO yöneticileri ve teknik görevlileri tarafından ana avrat küfürler eşliğinde tekme tokat saldırı gerçekleştirilmiştir. Bu saldırıya arkadaşlarımız tarafından bir karşılık verilmemiş, bu yapılan saldırı Kurultay’da teşhir edilmiştir.

Bu saldırı İvme dergisi üyeleri tarafından, 4 Nisan’da TMMOB Danışma Kurulu’nda anlatılmış ve mahkum edilmiştir. Ne var ki TMMOB yönetimi de Oda yönetimleri de bu saldırıya karşı hiçbir tepki vermemişlerdir. Bu tepkisizlikten aldıkları güçle İMO yöneticileri İMO’da devrimcilere küfür ve hakaretlerine devam edebilmişlerdir. Bu hakaret ve küfürler Mayıs ayındaki Küçük Kurul’da “aydınlıkçı, faşist” gibi aşağılık bir noktaya vardırılmıştır.

3 Haziran’da İMO Ankara Şube Küçük Kurul’da bu aşağılık küfürlerin özeleştirisi istenmiş, bırakın özeleştiri vermeyi aynı küfürler İMO Merkez yöneticisi tarafından sahiplenilmiş ve aynı yönetecinin yarattığı provokasyonla da kavga çıkmıştır. Bu kavgada bazı İMO yöneticileri ve teknik görevlileri İvme dergisi üyelerine sopalar ile saldırmaya kalkmış, bu saldırganlar arkadaşlarımız tarafından engellenmiştir.

14 Mart’ta başlayan bu fiziki saldırılar, 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylardan sonra TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışı tarafından gerçekler çarptırılarak ve manipule edilerek siyasi bir linç kampanyasına evrilmiştir. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının gerçekleri bilinçli bir şekilde çarpıtarak başlattığı bu siyasal lince birçok Oda yönetimi de ortak olmuştur.

Bu siyasal linç ortamından güç alan İMO yönetimi 11 Haziran’da gizli bir Küçük Kurul örgütlemeye kalkışmıştır. Muhalif gördükleri hiçbir kesimi çağırmadıkları bu gizli Küçük Kurul’a katılmak için İMO’ya giden Küçük Kurul üyesi İvme Dergisi üyeleri ise karşılarında mühendis olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik bir kalabalık ile karşılaşmıştır. Bu kalabalık arkadaşlarımıza saldırmış, bu saldırıda kalabalıktan bazıları bıçak çekmiş, tam bir fiziki linç girişimi tezgahlanmıştır. Bu saldırı sonucu yaralanan arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmekte ısrarcı olunca bu defa karşılarında polisi bulmuştur. İşte TMMOB tarihinde bir ilk olarak, TMMOB YK Başkanı’nın da katıldığı bir toplantıya devrimcilerin katılımı polis barikatı ile engellenmiştir.

Yetkin Mühendislik, örgüt içi demokrasi kanallarının işletilmemesi, Odaların ticari ilişkileri, hizmet üretimi, yönetim anlayışı gibi konularda yaşanan savrulmalara karşı yürüttüğümüz mücadele karşısında statükoları sarsılmaya başlayan İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışı, devrimcilere karşı bıçaklı bir linç girişimi örgütlenmesine kadar işi vardırmıştır.

Şimdi soruyoruz; 11 Haziran’da İMO Küçük Kurul’a eli bıçaklı saldırgan grubu kim/kimler getirmiştir? TMMOB YK Başkanı’nın da bulunduğu bir ortamda gerçekleşen bu linç girişimine karşı TMMOB YK ne yapacak? 3 Haziran’da yaşananlar sonrası gerçekdışı açıklamalar yapan ve İvme’ye karşı siyasi linç girişimine ortak olan diğer Oda yönetimleri, 11 Haziran sonrası ne yapacaklar?

İvme dergisi olarak sol içi ilişkilerde de TMMOB zemininde de sorunların çözümünde şiddeti bir yöntem olarak savunmadık ve uygulamadık. Bundan sonra da aynı tavrımız sürecektir. TMMOB içerisindeki sorunları açığa çıkarma, bunları mahkum etme ve TMMOB’yi dönüştürme mücadelemize bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak bizleri tasfiye etme çabalarına, bu tasfiye çabaları başarılı olmayınca da küfür,hakaret ve saldırılara girişmelerine karşı duracağız. Tabii ki sağ yanağımıza yumruk atana da sol yanağımızı dönmeyeceğiz. Bu saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkum edeceğiz ve gerçekleri er ya da geç açığa çıkaracağız.

Taleplerimiz;

  • 11 Haziran’da İvme dergisi üyelerine karşı gerçekleştirilen, bıçakların da kullanıldığı linç girişimi TMMOB ve Oda Yönetimleri tarafından mahkum edilmelidir.
  • İMO’daki süreci başından sonuna kadar incelemek üzere tarafsız bir komisyon kurulmalıdır.
  • TMMOB’de tüm demokrat üyelere açık, “örgüt içi demokrasi” konulu bir toplantı düzenlenmelidir.

Gerçekler açıklanana ve adalet yerini bulana kadar TMMOB önündeyiz.

Tüm devrimci-demokrat kamuoyuna duyurulur.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz

Posted by ivmedergisi 27 Haziran 2009

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi’nde yaşananlar TMMOB’deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart’ta İMO Öğrenci Kurultayı’nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran’daki Küçük Kurul’da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.

İMO’daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com/

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

TMMOB, İMO ve Politeknik Sitelerinde İvme İle İlgili Yayınlanan Provokatif Açıklamalara Tekzip

Posted by ivmedergisi 15 Haziran 2009

Gönderen: Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme Dergisi adına Sorumlu Yazıişleri Müdürü Fatih Özgür Aydın
Adres: Abide-i Hürriyet Cad. Yasemin Apt. No:283/15 Şişli İSTANBUL
Tel: 0212 219 84 67

Muhattaplar:
1) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Selanik Caddesi No:19/1 06650 Yenişehir/ANKARA, Tel: 0 312 418 12 75 Faks: 0 312 417 48 24
2) TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Necatibey Cad. No:57 Kızılay /ANKARA, Tel: 0312 294 30 00 Faks: 0 (312) 294 30 88
3) DİSK Basın-İş, Muratpaşa Mah. Sadi Çeşme Sok. No:25 Kat:1 Aksaray İSTANBUL (politeknik.org.tr alan adı sahibi olarak)

10 Haziran 2009

TEKZİP

3 Haziran 2009 tarihinde İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısında, +İVME Dergisi Yayın Kurulu üyelerine, okurlarına ve İMO Genç üyelerine yönelik, İMO yöneticileri tarafından 14 Mart 2009 İMO Öğrenci Kurultayı’ndakine benzer şekilde bir saldırı yapılmasının ardından çıkan kavga nedeniyle gerek İMO, gerek TMMOB ve gerekse bazı odalar tarafından olayları çarpıtan açıklamalar yayınlanmıştır.

Bu açıklamalarda yer alan + İVME Dergisi’nin toplantıyı bastığı ve İMO yöneticilerine saldırıldığı şeklindeki açıklamalar gerçek dışı olup, dergimizin TMMOB içinde yürüttüğü ilkeli muhalefeti karalamaya ve dergimize gözdağı vermeye yönelik açıklamalardır.

Bu açıklamalar içinde yer alan İMO Konya Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise, tümüyle yasal zeminde yayın yapan dergimiz,

“Kendilerine artı ivme adını veren bu yasa dışı örgütlenmenin yaptığı hain saldırıyı kınıyor, saldırıda yaralanan sn. Taner Yüzgeç beye ve diğer yaralılara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”

İfadesiyle, yasadışı bir örgüt olarak tanımlanarak hedef gösterilmiştir. +İVME Dergisi, adresi, telefonları, sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü derginin künyesinde belirtilerek yayınlanan yasal bir dergidir. Gerçek bu şekildeyken, dergimizi susturmaya yönelik sistemli ve planlı bu siyasi linç kampanyasının bu tür yalanlarla yürütülmeye çalışılmasını kınıyoruz.

Bu gerçekdışı yalan ifadeyi tekzip ediyor ve bu tekzip metninin sitenizde 15 gün süreyle ve bu açıklamanın yer aldığı yerde yayınlanmasını basın kanunu uyarınca talep ediyoruz. Yayınlamaması durumunda yargı yoluna başvuracağımızı bildiriyoruz.

(politeknik.org.tr adresinin sahibi olarak DİSK Basın-İş gözükmektedir. Bu sebeple yazışma DİSK Basın-İş‘e yapılmıştır.)

Yazı kategorisi: Duyuru, Haber | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

İvme Açıklama 26: İMO’da Yaşananların İçyüzü ve Linç Girişimi

Posted by ivmedergisi 13 Haziran 2009

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından da polis desteğiyle Küçük Kurul’a katılmamız engellendi.

11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Son bir haftadır TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardır.

Linç girişimi TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı, MMO YK Başkanı Emin Koramaz, İMO YK Başkanı Serdar Harp ve bazı oda yöneticilerinin gözleri önünde gerçekleşirken, linç girişiminde bulunan grubun çoğunluğunun TMMOB üyesi olmaması ve saldırısı sırasında bıçak çekecek kadar gözü dönmüş olması dikkat çekilmesi gereken noktalardır.

İMO’daki Linç Girişiminin Öncesi

İvme Dergisi’nin, mühendislik ve mimarlık alanını sermaye lehine düzenleyen “Yetkin Mühendislik” yasa, yönetmelik ve uygulamalarına karşı vermiş olduğu kararlı mücadele, TMMOB içindeki rantçı eğilimleri ve antidemokratik uygulamaları gözler önüne seren çabası, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının dergimize yönelik linç girişimi örgütlemeye varan saldırılarının nesnel zeminini oluşturmaktadır.

11 Haziran’da organize edilen linç girişimi İvme Dergisi Yayın Kurulu ve Genç İMO üyelerine dönük ilk saldırı değildir.

14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda görüşlerini ifade etmek için bildiri dağıtan öğrenci üyeler ve yayın kurulu üyelerimiz, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziksel saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında arkadaşlarımız fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.

4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler bu saldırı olayını gündeme getirmiş ve ilgili yöneticilerden özür ve özeleştiri istemişlerdir. Ne var ki bu talebe TMMOB, İMO ve diğer Odaların yöneticilerinden bir yanıt gelmemiş, yaşananlar yok sayılmıştır. TMMOB ve Oda yöneticilerinin sergilediği bu kayıtsızlık, İMO yöneticilerini İvmecilere ve öğrencilere yönelik sonraki sözlü ve fiziksel saldırılarında cesaretlendiren bir unsur olmuştur.

TMMOB Danışma Kurulu’ndan sonra, sataşma ve küfürlerle geçen Mayıs Küçük Kurulu’nun ardından, 3 Haziran tarihli Küçük Kurul’da, İMO etkin yönetim anlayışı saldırılarından bir diğerini gerçekleştirmiştir. İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticileri önce provokasyon yaratarak kavga çıkartmış, sonrasında bununla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla İvmecileri ve öğrencileri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında arkadaşlarımız kendilerini savunmuşlar ve devrimcilere hakaret ve küfür edilmesine izin vermemişlerdir.

Linç Girişimi
11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara Şubesi yönetimi İvme Dergisi üyelerine, öğrencilere ve bazı başka muhaliflere haber vermeyerek gizli bir Küçük Kurul toplamak istemiştir. İvme Dergisi, muhalif olan herkesin İMO’dan tasfiyesini amaçlayan bu antidemokratik girişimi kabul etmeyeceğini ve toplantıya katılacağını duyurmuştur. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimleri de Küçük Kurul’a katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye davet edilmiştir.
Tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç İMO’dan öğrenci arkadaşlar 10 kişilik bir grupla İMO Ankara Şubesi’ne gittiklerinde karşılarında TMMOB, MMO, İMO başkanlarını ve bazı oda yöneticilerini bulmuşlardır. Ne var ki yöneticiler yalnız değillerdir; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu, üzerimize bıçakla saldıran yaklaşık 100 kişilik bir grup vardır.
Toplantı salonu girişinde TMMOB Başkanı’nın gözü önünde İMO yöneticileri, eli bıçaklı saldırgan grubu da arkalarına alarak, hiçbir hukuki ve meşru dayanağı olmadığı halde arkadaşlarımızı Küçük Kurul toplantısına almayacaklarını belirtmiş, ardından da Yayın Kurulu üyelerimize dönük sataşma ve kışkırtmalarda bulunmuşlardır. Daha sonra mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu grup, arkadaşlarımızın etrafını sararak saldırmıştır. Bu saldırı sonucunda arkadaşlarımız çeşitli yerlerinden yaralanmışlardır.
Polisin müdahalesinin ardından içlerinde mühendis olmayanların da bulunduğu saldırgan grubun bir kısmı toplantı salonuna girerken bir diğer kısmı dışarıda bekleyerek tacizlerine devam etmişlerdir. Aralarında İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyesinin de bulunduğu arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmenin hakları olduğunda ısrar ederken, bu sefer karşılarında polisi bulmuşlardır. Böylece TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmiştir. 11 Haziran günü yaşananlar TMMOB ve İMO etkin yönetiminin demokrasi anlayışını açıklıkla gözler önüne sermektedir: Provokasyon yarat, sağdan soldan toplanan kişilerle linç girişiminde bulun, ardından da polis barikatının arkasında toplantı yaparak oylamayla “demokratik” kararlar al!!
Olayların fiziksel linç noktasına varmasında İMO’nun yalan ve iftiralarla dolu bilgilendirmesini yeterli görerek İvme Dergisi’ne yönelik siyasi lince açıklamalarıyla ortak olan TMMOB YK başkanının ve Oda yönetim kurullarının da sorumluluğu vardır.

Kendisine TMMOB içinde muhalif olma payesi biçen bir grubun da İvme Dergisi’ne karşı yürütülen siyasi linç kampanyasına kraldan daha kralcı bir tutumla dahil olmasını da unutmayacağız.

İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz. Odaları kendi mülkleri olarak gören, bunu açıkça dile getirmekten de çekinmeyen bazı yöneticiler mülklerini polis korumasına aldırma noktasına varmışlardır. TMMOB’yi bugüne getiren geleneklere ve değerlere sahip çıkan mühendis, mimar ve plancılar buna izin vermeyecekler ve TMMOB içindeki kararlı mücadelelerini sürdüreceklerdir.

TMMOB içindeki savrulmaya karşı çıkan, ücretli ve işsiz mühendislerin haklarını ve geleceklerini savunan, TMMOB’de emekten yana bir değişim ve dönüşümü hedefleyen İvme Dergisi’ne yönelik organize linç girişimi TMMOB’deki ve İMO’daki etkin yönetim anlayışının gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir kez daha diyoruz çünkü yayın hayatına başladığımız günden bu yana karşılaştığımız ilk tasfiye çabası bu değildir. Daha önceki baskıları, saldırıları ve tasfiye çabalarını boşa çıkardığımız ve büyüyerek yolumuza devam ettiğimiz gibi bu ablukayı da dağıtacağız.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

İVME Açıklama 25: Yalan, İftira ve Demagojileriniz Gerçekleri Gizlemeye Yetmeyecek

Posted by ivmedergisi 6 Haziran 2009

İnşaat Mühendisleri Odası’nın Küçük Kurul’da yaşananlara ilişkin açıklaması ve onun paralelindeki tüm açıklamalar TMMOB etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük şiddet ve tasfiye politikalarını gizlemek ve +İVME Dergisi’ni karalamak amacındadır.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme dergisi yayın kurulu üyesi ve okuru inşaat mühendisi arkadaşlarımıza yönelik antidemokratik, provokatif ve saldırgan tutumlar içindedir. Gelişmeleri kısaca özetlersek;

1. İvme Dergisi yayın kurulu üyesi iki arkadaşımız aynı zamanda İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyeleridir. İvme Dergisi’nin Yetkin İnşaat Mühendisliği uygulamasına karşı sürdürdüğü muhalefeti hazmedemeyen kimi yönetim kurulu üyeleri önce yönetim toplantılarında arkadaşlarımıza her fırsatta sataşmışlardır. Ardından 9 ay boyunca YK yedek üyeleriyle toplanmış olan Ankara Şube yönetim kurulu bir anda yedekler alınmadan yönetim toplantıları yapma kararı vermişlerdir. İvme yayın kurulu üyesi olan bu iki seçilmiş üyeyi yönetim toplantılarına almamak için verilmiş bu karar, karar defterine bile yazamadıkları, gayrimeşru bir karardır.
2. Genç İMO’nun üniversite öğrenci temsilcilerinin seçilmesi sırasında İMO Ankara Şubesi yönetimi, öğrencilerin oylarıyla seçilen ODTÜ temsilcilerini değil, seçilemeyen kendi adamlarını atamışlardır. Bu nedenle Genç İMO üyeleri İMO Ankara Şubesi yönetimini mahkemeye vermişlerdir. Öğrencilerin iradesini çiğneyen bu antidemokratik tutum, öğrenci örgütlülüğü içinde İvme Dergisi üyeleri ve okurlarının ağırlıklı olarak bulunmasından kaynaklanmaktadır.
3. 14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda kararlarının çiğnenmesini bildiri dağıtarak teşhir eden öğrenci üyeler, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziki saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında öğrenciler fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.
4. 1 Nisan 2009’da yapılan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’na katılan İnşaat Mühendisi yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO’lu öğrenciler saldırganların özür dilemelerini talep etmişlerdir. Ancak bu talepleri karşılık bulmamıştır, zira saldırganların hiçbirisi o gün orada değildir.
5. 4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler tarafından kürsüde küfür ve dayak olayı yine gündeme getirilmiş ve aynı talep tekrarlanmıştır. Ne var ki öğrencilerin talebine İMO yöneticilerinden yanıt gelmediği gibi bugün toplu halde şiddet karşıtı kesilen TMMOB ve diğer Odalar yöneticilerinden de bu şiddeti kınayan hiçbir açıklama yapılmamıştır. İMO Öğrenci Kurultayı’nda yapılan saldırı TMMOB Danışma kurulunda teşhir ve mahkum edilmiştir.
6. TMMOB Danışma’da bu konuda ağzını bıçak açmayan bazı İMO yöneticileri Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nda hakaretlerini ve kabadayılıklarını sürdürmüşler ve İvme Dergisi üyelerine yönelik faşist, Aydınlıkçı gibi sözlerle saldırmışlardır. Öğrencilere uyguladıkları şiddeti savunmaya devam ettikleri gibi, her fırsatta da provokasyon yapan bu yöneticilerin çirkin saldırıları karşısında, İvme üyesi mühendisler ve öğrenciler örgüt içi demokratik işleyişin kurallarını hatırlatarak hakaret etmemeleri konusunda kendilerini uyarmış, ancak saldırganlar aynı tavırlarını Küçük Kurul boyunca sürdürmüşlerdir.
7. 3 Haziran 2009 tarihinde yapılan İMO Küçük Kurulu’nda söz alan İVME Dergisi yayın Kurulu üyesinin, devrimci, demokrat, yurtsever mühendislere hakaret edilemeyeceği şeklindeki görüş açıklamasına tahammül edemeyen İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticilerinin sözlü saldırı başlatmalarının ardından Küçük Kurul’da kavga çıkmıştır. Saldırgan İMO yöneticileri, bu saldırıyla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla devrimci, demokrat, yurtsever mühendisleri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında, devrimci, demokrat, yurtsever mühendisler kendilerini korumak zorunda kalmışlar ve saldırganları geri püskürtmüşlerdir.

Olayların gelişimi bu şekildeyken ve herkes tarafından böylece bilinmekteyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik grubu da bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır.

Yalan 1: Olayın gerçekleştiği toplantı İMO Ankara Şube Olağan Üye Toplantısı değil, İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısıdır.

Yalan 2: İMO’nun açıklamasında yazıldığı gibi “bir grup saldırganın üye toplantısını sopalarla basması” sözkonusu değildir. İMO Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi üye ve okurları (yaklaşık 50 kişilik Küçük Kurul katılımı içinde 9 kişi) kurulda söz almış, hiç kimsenin devrimcilere hakaret edemeyeceğini belirtmişlerdir. Merkez yöneticilerinden biri ise konuşmaya müdahale ederek her zamanki provokatif tavrıyla kavga çıkmasına yol açmıştır.

Yalan 3: İvme Dergisi üye ve okurlarının sopa kullanması gibi bir şey kesinlikle yoktur. Aksine, sopalarla İvmecilere saldıran İMO Ankara Şb. YK yedek üyelerinden ismi bizde saklı olan biri ve bir oda çalışanıdır. Saldırganlar ellerinden sopalar alınarak durdurulmuştur. Hiçbir İvme üyesi bu sopaları kullanmamıştır.

Yalan 4: İMO’nun açıklamasında geçen “sokak kabadayılığı” ifadesi, Öğrenci Kurultayı günü tüm öğrencilerin önünde “burası benim malım, benden izinsiz bir şey yapamazsınız, sizi odaya sokmam” diyerek öğrencileri tehdit eden, politik muhaliflerine “faşist” diyerek saldıran İMO yöneticilerine yakışmaktadır.

Yalan 5: İMO‘nun açıklamasındaki “İMO, farklı görüş ve yaklaşımların kendisini hiçbir baskı altında hissetmeyeceği demokratik bir işleyişe sahiptir” cümlesinin neden yalan olduğunu yukarıda anlatılanlar yeterince örneklemektedir. Kaldı ki İMO yönetim anlayışının Küçük Kurullarda kendisinden farklı düşünenlere yönelik ilk saldırısı bu da değildir. Bundan birkaç yıl önce bir başka muhalif grup Küçük Kurul’da İMO yönetiminin “demokrat şiddetinden” nasibini almıştır.

Yalan 6: İMO’nun açıklamasındaki “Saldırının devrimci demokrat mühendislere yönelmesi, onların şahsında bir bütün olarak İMO ve TMMOB örgütlülüğünü hedef alması” ifadesi tamamiyle ortalığı bulandırarak hedef saptırmaya ve kendi suçlarını gizlemeye yöneliktir.

İMO’nun ve İMO paralelinde açıklamalar yapan diğer Odalar’ın sözlerinde teşhir edilmesi gereken yalanlar yazmakla bitecek gibi olmadığından burada kesiyoruz. Söz konusu açıklamaların bazılarında Küçük Kurul’da yaşananların AKP’nin Odalara ve TMMOB’ye yönelik baskıları ve son günlerde Ankara’da devrimcilere yönelik faşist saldırılarla ilişkilendirilmeye çalışılması parmak ısırtan bir demagojidir. Yukarıda anlatıldığı gibi olay, İMO etkin yönetim anlayışının aylardır süren kışkırtmaları sonucu yaşanmıştır. Küçük Kurul’u iptal ederek ya da erteleyerek üyeleri Kızılay’daki protestoya çağırma hassasiyetini göstermeyen İMO yönetimi (İvme Dergisi’nin Küçük Kurul’a katılmamış olan üyeleri aynı saatlerde Kızılay’dadır oysa) gerçekleri gizlemek için sol duyarlılıkları malzeme olarak kullanmaktadır.

Bundan üç ay önce öğrencilere uygulanan şiddeti mahkum etmeyenlerin bugünkü şiddet karşıtlığı söylemi inandırıcı değildir.

İMO’yu kendi malları olarak gören, muhalif tavır alanları baskı, küfür ve şiddet uygulayarak sindirmeyi ve susturmayı bir alışkanlık haline getiren İMO etkin yönetim anlayışı, TMMOB’nin demokrat geçmişinden ve demokratik geleneklerinden ders çıkartmalı ve bugüne kadarki davranışlarının özeleştirisini vermelidir.

Devrimci demokratlar arası ilişkiler açısından asıl kara leke olan, gerçekler bu kadar somut ve açık olarak ortadayken, Odalardan sağladıkları çıkarlar gereği bu gerçekleri çarpıtmaktan utanmayanlardır.

İMO’da bir süredir sürdürülen şiddet politikalarına ses çıkarmayan başta TMMOB Başkanı olmak üzere, TMMOB, İMO ve diğer bazı Odalar’ın yönetim anlayışları ile destekçileri Politeknik Grubu’nu bu davranış tarzından vazgeçmeye çağırıyoruz.

TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından sahiplenilen bu antidemokratik şiddet politikasının başta TMMOB örgütlülüğüne zarar verdiğini bu çevrelerin kısa sürede kavramasını ve bu politikalarına son vermesini diliyoruz.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek ve geri adım atmayacaklardır.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-25-yalan-iftira-ve-demagojileriniz-gercekleri-gizlemeye-yetmeyecek.html

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

İVME 24 Nolu Açıklama: Devrimci, Demokrat, İlerici, Yurtsever Mühendislere Kimse Hakaret Edemez

Posted by ivmedergisi 4 Haziran 2009

Yaklaşık 3 ay önce İnşaat Mühendisleri Odası etkin yönetim anlayışı aralarında İvme Dergisi yayın kurulu üyelerinin de bulunduğu Genç İMO öğrencilerine yönelik fiziki ve sözlü saldırıda bulunmuşlardır. 18 Mart tarihli 23 Nolu açıklamamızda bu saldırı olayını şöyle özetlemiştik:
“14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda, TMMOB ortamında eşine az rastlanır bir saldırı gerçekleşmiştir. ODTÜ Genç İMO üyeleri tarafından öğrenci temsilciliği seçimlerinde yaşanan antidemokratik süreci öğrencilerle paylaşan bir bildiri Kurultay’da dağıtılmaya başlanmıştır. Bildiri dağıtımı sırasında İMO etkin yönetim anlayışının bir “memuru” tarafından bu bildirinin Kurultay’da dağıtılamayacağı ifade edilmiş, ODTÜ Genç İMO tarafından ise bildiri dağıtımının en temel hakları olduğu, kimsenin bildiri dağıtımını engelleyemeyeceği ifade edilmiştir. Ardından çok da zaman geçmeden İMO Yönetim Kurulu üyeleri, başlarında İMO Saymanı Züber Akgöl olmak üzere kurultay salonunu büyük bir sinirle terk ederek önce bildiri dağıtan öğrencileri kovmuşlar, öğrencilerin bildirileri dağıtmaya devam etmeleri üzerine yanlarına aldıkları iki oda teknik görevlisiyle birlikte ODTÜ Genç İMO üyelerini tartaklamaya başlamışlar, binadan zorla atmaya çalışmışlardır. Binayı terk etmeme ve demokratik hakları olan bildirilerini dağıtmada kararlı olan öğrenciler yönetimin bu fiziksel müdahalesine direnmişler ve salondan çıkmamışlardır. Bunun üzerine İMO etkin yönetim anlayışı daha da ileri giderek öğrencilere ağza alınamayacak lümpen küfürler etmeye başlamış, tekme ve tokatlarla saldırmıştır. İMO Yönetim Kurulu II. Başkanı Alaettin Duran “Siz Amerikan ajanısınız” gibi siyasi literatürdeki en büyük hakaretlerden birini devrimci demokrat öğrencilere sarf etmiştir.”
Saldırı gerek İMO gerekse TMMOB ortamlarında teşhir ve mahkum edilmiştir. En son TMMOB Danışma Kurulu’nda da kürsüden “devrimcilere demokratlara kimsenin sözlü ve fiziki saldırıda bulunamayacağı, bu tür saldırıların devam etmesi halinde oluşacak kaos ortamının sorumlusunun İMO etkin yönetim anlayışı olacağı” ifade edilmiştir.
Buna rağmen İMO etkin yönetim anlayışı çeşitli ortamlarda özellikle yayın kurulu üyelerimize dönük “faşist”, “aydınlıkçı” gibi hakaretlerde bulunmaya devam etmiştir. Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Küçük Kurulu da bu hakaretlerin edildiği toplantılardan biridir.
3 Haziran tarihindeki İMO Küçük Kurulu’nda bir Yayın Kurulu üyemiz bu konu ile ilgili söz almış ve “devrimci demokrat mühendislere kimsenin hakaret edemeyeceğini” belirtmiştir. İMO etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük yapmış oldukları hakaretleri savunur davranışlarının ardından ise arbede çıkmıştır. Çıkan arbedede İMO etkin yönetim anlayışından bazı yönetici ve çalışanlar yaralanmıştır.
İMO’daki etkin yöneticiler birçok ortamda odayı kendi mülkü olarak gördüklerini, oda ortamlarına kendilerinin ve izin verdiklerinin dışında kimsenin giremeyeceğini ifade etmişlerdir. Etkin yönetim anlayışının demokratlığının odaların geçmişten bugüne yarattığı gelenekleri sahiplenen devrimci öğrencilere ana avrat küfür edip tekme tokat dövmeye çalışmaktan ibaret olduğu bugüne kadar yaşanan olaylarda açıkça anlaşılmıştır. İMO etkin yönetim anlayışı ortamı adım adım germiştir. Birçok açık ortamda hakaretlerini arttırarak sürdürmüşlerdir. İşte bu noktada İMO Küçük Kurulu’nda yaşanan olayların sorumlusu da İMO etkin yönetim anlayışıdır.
Hakaret, ideolojik olarak güçsüzlerin kullandıkları bir yöntemdir. Söylemlerimizle, savunduklarımızla ilgili karşıt görüşler oluşturamayanlar –örneğin yetkin mühendislik- çareyi hakaret etmekte buluyorlar. Bugüne kadar TMMOB ortamlarında birçok baskı ve engelleme ile karşı karşıya kalmamıza rağmen her seferinde konulara politik yaklaştık ve hiçbir zaman hakaret etmedik. Bundan sonra da hakaret etmeyeceğiz. Ancak ağır bedeller ödenerek yaratılan ve korunulan devrimci demokrat değerlere de kimsenin hakaret etmesine izin vermeyeceğiz.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-24-nolu-aciklama-devrimci-demokrat-ilerici-yurtsever-muhendislere-kimse-hakaret-edemez.html

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.