+İvme Dergisi

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Değişime Doğru

Mesajlar Etiketlendi ‘İvme Dergisi’

Açıklama No. 31 Yeni 19 Eylül’ler Yaratmak Gerekiyor

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

Demokratik Kitle Örgütleri | Emperyalizm | TMMOB | Ücretli ve İşsiz Mühendisler | TÜTED | TÜM-DER | TÖB-DER | Teoman Öztürk | ivme dergisi | İş bırakma | Grevli-toplu sözleşmeli sendikal haklar | DİSK | Açıklama | 19 Eylül 1979

Açıklama No. 31 Yeni 19 Eylül’ler Yaratmak Gerekiyor

19 Eylül 1979′da devrimci demokrat mühendis ve mimarların öncülüğünde gerçekleşen bir günlük iş bırakma eylemi, üstünden geçen 30 yıla rağmen önemini yitirmedi. Geçen yıl +İVME Dergisi’nin çabalarıyla 29 yıl aradan sonra TMMOB’nin gündemine giren, TMMOB YK başkanının yıllardan sonra hakkında açıklama yapma gereği duyduğu bu büyük iş bırakma eylemi TMMOB’nin mücadelesine ışık tutmaya devam ediyor.

1970’li yılların sonu; ekonomik koşulların ağırlaştığı, ülkemiz ekonomisine uluslararası emperyalist tekeller adına IMF tarafından müdahale edildiği, yükselen devrimci mücadele ve toplumsal muhalefetin faşist saldırılar ve katliamlarla bastırılmaya çalışıldığı bir dönemdir. Bu koşullar altında mühendis ve mimarlar da yoksullaşmadan nasibini almakta, faşist zorbalıklara hedef olmaktadır.

Mayıs 1979′da yapılan TMMOB 24. Genel Kurulu’nda oluşturulan çalışma programı çerçevesinde hazırlanan güncel ekonomik-demokratik haklar konusundaki alt program; faşist saldırılar, baskılar, grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar konularında yapılması düşünülen çalışmaları içeriyordu. Bu programdan hareketle 16 Haziran 1979 günü yapılan basın toplantısıyla TMMOB ve bağlı Odalar şu açıklamayı yapıyorlardı:

Yıllardır emekçi halkın çıkarları doğrultusunda bir mücadeleyi yılmadan sürdüren biz mühendis ve mimarların son ekonomik tedbirlerle(!) yaşam olanaklarımız, tüm emekçi kesimler gibi ortadan kaldırılmıştır. Güncel ekonomik-demokratik haklarımızın elde edilmesi yolunda insanca yaşayabilmek ve bu yolda mücadelemizi sürdürebilmek için haklarımızı elde edinceye dek, örgütlü kitlesel gücümüzü en etkin bir biçimde kullanmak kararlılığındayız.

24 Haziran 1979 günü toplanan danışma kurulu etkin ve yaygın bir mücadele kararı aldı ve ilk adım olarak 27 Haziran’da 18 ilde bir çalışma düzenlendi. Bu çalışmaya 134 işyerinden 7500′e yakın mühendis mimar katılarak sorunları ve çözümlerini görüşerek uygulamaya yönelik kararlar aldılar. DİSK, TÖB-DER, TÜM-DER, TÜTED örgütleriyle ortak çalışma kararı alınarak il toplantıları yapıldı. Bu toplantılardan sonra 19 Eylül 1979 tarihinde, sonrasında TMMOB yöneticilerinin yargılanmasına neden olacak olan, bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.

19 Eylül 1979, on binlerce mühendisin iş bıraktığı ve yüz bini aşkın işçi, memur, teknik elemanın desteklediği bir eylemdir.

19 Eylül 1979, 70′li yıllardan itibaren emekten halktan yana bir mücadele veren TMMOB’nin eylemlerinin doruğudur.

19 Eylül 1979, işsizliğin, pahalılığın arttığı, örgütlenmenin ve toplumsal muhalefetin önünü kesme amaçlı faşist saldırıların, kitle katliamlarının, baskıların yaşandığı 1970′li yılların Türkiye koşullarında, kendini emekçi halkın bir parçası gören mühendis mimarların iktidarı uyardığı tarihtir.

19 Eylül 1979, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak yürütülen ekonomik-demokratik hak arama mücadelesinin bir örneğidir.

19 Eylül 1979, mühendis, mimar ve şehir plancıların kendi güçlerine güvenmeleri gerektiğini, hakların ancak kararlılık, örgütlülük ve mücadeleyle alınabileceğini gösteren bir direniştir.

19 Eylül 1979, TMMOB’yi meslek alanlarına sıkıştıran, yalnızca bir meslek odası olarak gören anlayışlara atılan tokatlardan biridir.

TMMOB’nin üyelerinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli mühendis mimarların haklarının her geçen gün tırpanlandığı, işsiz mühendislerin sayısının gün geçtikçe arttığı günümüzde 19 Eylül’ü yeniden hatırlamak gerekiyor. Emek mücadelesine etkili, sonuç alıcı eylemliliklerle katılmayan bir TMMOB’nin oluştuğu günümüzde, bu gerilemede payı olanlara bir zamanlar TMMOB ve mücadele tarihini yeniden hatırlatmak gerekiyor. Bugün 19 Eylül’ü sadece hatırlamak değil, geleceği geçmişten aldığımız derslerle kendi ellerimizle kuracağımız günler için mücadele etmek, yeni 19 Eylül’ler yaratmak gerekiyor.

+İVME Dergisi olarak TMMOB’nin mücadele tarihini unutturmayacağımızı ve TMMOB’yi yeniden toplumsal mücadelenin etkili bir parçası yapma uğraşımızdan vazgeçmeyeceğimizi Teoman Öztürk’ün o dönemki sözleriyle bir kez daha söylüyoruz:

Şimdi görev, bu eylemi abartmadan ve küçümsemeden; örgütlülük düzeyimizi daha da geliştirmek, işyeri temsilciliklerini yaygınlaştırmak ve güçlendirmek, önümüzdeki mücadelelere en etkin bir biçimde katılmak olmalıdır. Önümüzde zor günler vardır. Sömürüye, baskıya, zulme karşı, emperyalizme ve faşizme karşı daha tutarlı ve etkili mücadeleler gündemdedir.

Grevli-toplu sözleşmeli sendikal hakları, güncel ekonomik-demokratik hakları alma mücadeleleri gündemdedir. Tüm hakların çalışanların ve örgütlerinin hem kendi içlerinde ve hem de birlikte verecekleri sürekli ve güçlü mücadelelerle alınacağı bir an bile unutulmamalı, bu yolda her gün bir öncekinden daha tutarlı, sağlıklı ve güçlü adımlar atılmalıdır.

Bu mücadelelerle gelecek günlerin aydınlık olacağından, tüm hakların alınacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”

YAŞASIN 19 EYLÜL DİRENİŞİMİZ…

SELAM 19 EYLÜL’Ü GERÇEKLEŞTİRENLERE…

SELAM GELECEK 19 EYLÜL‘LERE…

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İVME Dergisi

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Açıklama No.29: İnşaat Mühendisleri Odası’nın Yetkinlik Uygulamasını Bir Kez Daha Durdurduk

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

Belgelendirme | Yönetmelik | Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği | Yetkin Teknik Eleman Kanunu Tasarısı | Yetkin Mühendislik | Yetkin İnşaat Mühendisliği | Yetkili Mühendislik | yetki | TMMOB | Profeyonel Mühendislik | planlama | Oda | Mühendislik | Mühendis | Mimarlık | Mimar | Meslek İçi Eğitim | ivme dergisi | İvme | İsmail Ozan Demirel | İMO | Hizmet Ticareti | GATS | Ercan Atalay | Devrimci | Demokrat | Danıştay | Danışma kurulu | Belgelendirme | Akreditasyon | ABD | 3458 | 2547

İMO’nun Danıştay kararıyla durdurulan Yetkin İnşaat Mühendisliği Yönetmeliği’nin ardından hazırladığı Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği de +İVME Dergisi’nin açtığı davayla durduruldu.

1990’lı yıllardan bu yana mühendis-mimarların ve TMMOB’nin gündeminde olan, özellikle 1999 Marmara Depremi’ndeki yıkımları ve can kayıplarını yalnızca mühendis-mimarların sırtına yükleyen bir çarpıtmayla gerekçelendirilerek hazırlıklarına hız verilen yetkin-yetkili mühendislik uygulamasıyla ilgili olarak, İnşaat Mühendisleri Odası 2006’da Yetkin İnşaat Mühendisliği Yönetmeliği’ni yayınlamış ve ilk yetkin mühendislik belgelerini dağıtmaya başlamıştı. ABD’deki profesyonel mühendislik (professional engineering) uygulamasından kopya edilerek oluşturulmuş bu yönetmelik, bir mühendisin imza yetkisi alabilmek için 5 yıl boyunca bir yetkin mühendisin gözetiminde çalışması, Oda tarafından belli bir ücret karşılığında yapılacak sınavdan geçmesi gibi kriterler getiriyordu.

Haziran 2006’da Yetkin Mühendislik başlığıyla yayınlanan ilk sayısından itibaren İvme Dergisi, meslektaşlarımızı, özellikle de yeni mezun meslektaşlarımızı sermayeye ucuz işgücü olarak sunan bu uygulamaya karşı çıkmıştır.

Öte yandan 1995 yılında imzalanan Hizmet Ticareti Genel Sözleşmesi (GATS) ile Avrupa Birliği uyum süreci de hizmetlerin serbest dolaşımı için mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması kapsamında benzer bir belgelendirme sürecini öngörmektedir. Kısacası yetkin mühendislik ve belgelendirme, ülkemize gelecek olan uluslararası hizmet tekellerine de ucuz işgücü yarattığı gibi, ayrıca ulusal mühendislik gücümüzün önüne de bir “belge duvarı” çekilerek tasfiyesine yol açacaktır.

Mesleki demokratik kitle örgütü olarak üyelerinin çıkarlarını savunması gereken TMMOB ve bazı Odalar etkin yönetim anlayışları ise, üyelerini, mesleklerini icra etme yetkilerini de ellerinden alarak sermayenin sömürüsüne eli kolu bağlı terk eden yetkin mühendislik uygulamasını bizzat hayata geçirmeye çalışmışlar, 2005’te Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın siparişiyle “Yetkili Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Belirlenmesi ve Belgelendirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı Taslağı”nı hazırlamışlardır.

Mayıs 2004’teki TMMOB GK’da “TMMOB Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği” kabul edilirken, yetkinlik uygulaması ise İMO tarafından 2006’da hazırlanan bir yönetmelikle hayata geçirilmiştir. Bu yönetmeliğe +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi İnş. Müh. Ercan Atalay tarafından açılan davada Danıştay 8. Dairesi 6 Kasım 2007’de yürütmeyi durdurma, 18 Kasım 2008’de ise iptal kararı vermiştir.

İnşaat Mühendisleri Odası ise mahkeme kararını ciddiye almak yerine, yetkin mühendisliği uygulama konusundaki ısrarını sürdürmüş ve kararın etrafından dolanma çabasıyla yeni bir yönetmelik hazırlamıştır. Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği adındaki bu “yeni yetkin mühendislik yönetmeliği”, bir öncekinden yalnızca isim bakımından farklıdır. Üstelik bu yalnızca bizim iddiamız da değildir; 12 Eylül 2008’de yapılan İMO 41. Dönem Danışma Kurulu’nda söz konusu yönetmelik tartışılırken bizzat yetkin mühendislik kurulu başkanı tarafından söylenen “Biz zaten daha önceden benimsediğimiz bir yönetmeliği allayıp pullayıp yeniden yürürlüğe koymak için burdayız. Herkes bu danışma kurulunun bir oyun olduğunu biliyor zaten” sözleri, iki yönetmeliğin içerik olarak birbirinden farksız olduğunun en yetkili ağızdan doğrulanmasıdır.

15 Şubat 2009’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren bu yeni yönetmeliğe de +İvme Dergisi adına yayın kurulu üyemiz İnş. Müh. İsmail Ozan Demirel tarafından 16 Nisan 2009 tarihinde dava açılmıştır. Danıştay 8. Dairesi ise 8 Temmuz 2009 tarihinde oybirliğiyle Yetkinlik Belgelendirme Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurma kararı almıştır. Böylece +İvme Dergisi, İnşaat Mühendisleri Odası’nın yetkin mühendislik uygulamasını ikinci kez durdurmuştur.

Kararın gerekçesi “(…) mühendislik mesleğinin niteliği, mühendis ve yüksek mühendis gibi unvanların neler olduğu ve bunların kimler tarafından kullanılacağı, ayrıca meslek alanında lisans eğitimi sonrasındaki yüksek lisans, doktora, doçentlik, profesörlük gibi aşamalar ilgili düzenlemelerin yukarıda açıklanan 3458 ve 2547 sayılı Yasalarda düzenlenmiş olması karşısında, anılan Yasa hükümlerinin verdiği açık bir yetkiye dayanmayan ve anılan yasal düzenlemelerde yer alan tanımları aşar bir şekilde yeni tanımlar ve düzenleme getiren dava konusu Yönetmelikte yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde ifade edilmiştir. Bu karar da, bir önceki yürütmeyi durdurma kararında olduğu gibi, İvme’nin savunduğu “mühendislik eğitiminde belgelendirmeyi üniversiteler yapmalı; odaların yapması gereken ise, kimin neyi bildiğini ölçmek yerine üretilen mühendislik hizmetlerini ya da bu hizmetleri denetlemesi gereken kurumları denetlemek olmalı” görüşünün haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Son olarak şunu da eklemek isteriz; bir süredir TMMOB içinde, dün yetkin mühendisliği savunanların bugün İMO’nun yetkinlik uygulamasına kendilerinin de karşı olduklarını söyledikleri duyulmaktadır. Bu kişiler bugün belgelendirmeyi savunuyor, yetkin mühendislik tartışmasının ise artık bittiğini, tüketildiğini hemen sözlerine eklemeyi unutmuyorlar. Bu durum, yetkin mühendisliğe karşı ideolojik mücadelenin kazanıldığını gösterdiği gibi, kavramlar üzerinde yeni bir bulanıklık yaratma çabasına da işaret etmektedir: Bugün birçok Odanın belgelendirme uygulamasının, mühendis emeğinin değersizleştirilmesine yol açma anlamında yetkin mühendislikten özde bir farkı yoktur.

İvme Dergisi yetkin-yetkili mühendislik başta olmak üzere meslektaşlarımızı sermayenin ucuz işgücü haline getirecek tüm uygulamalara karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Mühendislik Mimarlık ve Planlamada +İVME

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz

Posted by ivmedergisi 27 Haziran 2009

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi’nde yaşananlar TMMOB’deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart’ta İMO Öğrenci Kurultayı’nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran’daki Küçük Kurul’da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.

İMO’daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com/

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Politeknik Çevresi Ne Amaçlıyor?

Posted by ivmedergisi 24 Haziran 2009

15 Haziran Pazartesi günü Politeknik çevresi “TMMOB Örgütlülüğünde Sorunların Çözüm Yöntemi Kaba Kuvvet ve Şiddet Olamaz” başlıklı bir yazı yayınladı. Yazı İMO’da yaşananlar üzerinden bir süreç değerlendirme iddiası taşısa da aslında yazının amacı başka.

“Devrimci mühendis, mimar ve şehir plancıları; TMMOB içinde şiddet kullanılmasını hiçbir koşulda “anlayışla” karşılamayacak, demokratlar, devrimciler arasında “şiddeti” bir tarz olarak benimseyen hiçbir anlayışla yan yana gelmeyecektir.” (1)

İMO’da yaşanan sürecin tamamında olduğu gibi bu yazısında da Politeknik samimi ve inandırıcı değildir. Politeknik İMO’da İvme Dergisi üyeleri ve okurlarına yönelik sistematik olarak sürdürülen baskı ve şiddetin hiçbir aşamasında bu şiddete karşı çıkmamıştır. İlk başlarda İvme dergisi üyelerine dönük şiddeti yok saymış, daha sonra olayları bilinçli olarak çarpıtarak bu şiddete onay vermiş, son olarak 11 Haziran günü yaşananlardan sonra takındıkları tavır ile de bu şiddeti açıktan savunur duruma gelmişlerdir. Yani İMO’da yaşananlar üzerinden “TMMOB içinde şiddeti hiçbir koşulda onaylamadığını” iddia eden, “şiddet uygulayanlar ile yan yana gelmeyeceğini” söyleyen Politeknik çevresi, tüm süreç boyunca şiddet uygulayanlar ile bir arada olmuştur. Politeknik çevresi bu konuda konuşması gereken en son çevredir belki de.

“TMMOB gibi bir örgütün içerisinde; ilerici, demokrat ve devrimcilerin kendi aralarındaki sorunların çözümünde “şiddet”in kullanılıp kullanılmayacağı……Bizim bunlara verdiğimiz açık ve tek yanıt; HAYIR’dır. Üstelik “ama”sız bir hayır. Yani “hayır ama” deyip herhangi bir cümle kurmadan veriyoruz bu yanıtı.” (2)

Dedik ya, yazının başlığına bakanlar ya da yukarıda aktardığımız bölümü okuyanlar, Politeknik çevresinin İMO Ankara Şube’de İvme dergisi üye ve okurlarına karşı aylardır süren hakaret, küfür ve fiziki saldırılara karşı bir söz söylediğini sanır ama yazının böyle bir amacı yoktur. Aksine uzunca bir süredir İMO Ankara Şube’de İMO yönetim anlayışı tarafından İvme üyelerine karşı önce baskı ve tasfiye ile başlayan, sonrasında hakaret ve küfürlere varan, son olarak da fiziksel saldırı ve linç girişimine uzanan süreç hakkında tek bir kelime bile etmemişlerdir. “Amasız hayır diyenler” İvme dergisi üyelerine yönelik şiddete karşı tek bir kelime bile etmemiştir, edememiştir. Yani Politeknik’in İvme Dergisi üye ve okurlarına karşı uygulanan şiddete bir itirazı yoktur, olmamıştır da. Bu sebeple bu yazıda söylediklerinin ne bir inandırıcılığı ne de bir gerçekliği vardır.

İMO Ankara Şube’de Neler Yaşandı?

Politeknik’in bu son yazısına tekrar döneceğiz fakat kısaca İMO Ankara Şube’de yaşananları hatırlatmakta fayda var. İMO Ankara Şube’de yaşanan süreç, İMO yönetiminin örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak, İMO ve Genç-İMO üyesi İvme dergisi üye ve okurlarını tasfiye etme çabaları ile başlamıştır. İvme dergisinin başta yetkin mühendislik konusu olmak üzere, örgüt içi demokrasi, yönetim anlayışı, hizmet üretimi gibi konularda yürüttüğü muhalefet İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının statükolarını sarsmaya başlamıştır. Statükolar sarsılmaya başlayınca da “İMO’yu kendi mülkü” olarak gören İMO yöneticileri İvme’ye karşı tasfiye operasyonu başlatmıştır. İMO Ankara Şube Yönetim Kurulu yedek üyesi olan iki İvme dergisi üyesi, antidemokratik bir şekilde Yönetim Kurulu toplantılarına alınmamaya başlamıştır. Tasfiye operasyonu bununla da kalmamış, Genç-İMO temsilcileri seçimlerinde, Genç-İMO üyelerinin oyları ile seçilmiş kişiler, İvme üyesi ya da İvme’ye yakın olduğu gerekçesi ile İMO Yönetimi tarafından atanmamıştır. İşte bugün örgüt içi demokrasi kanallarının işletilmesi üzerinden hamasi söylem geliştirenler, örgüt içi demokrasi kanallarının açıkça kapatılıp, İvme’ye yönelik gerçekleştirilen bu tasfiye operasyonuna gözlerini yummuşlardır. Bu tasfiye sürecine karşı mücadelelerinden vazgeçmeyen İvme dergisi üyeleri ve bazı Genç-İMO üyeleri ise 14 Mart’ta İMO yönetiminin şiddetine maruz kalmışlardır.

14 Mart’ta ne yaşandı, Politeknik ne yaptı?

İMO’da İvme dergisi üyeleri ve okurlarına yönelik ilk fiziki saldırı 14 Mart 2009 günü İMO Öğrenci Kurultayı’nda yaşanmıştır. Genç-İMO temsilcileri seçimlerinde yaşanan antidemokratik olayları anlatmak amaçlı bir bildiri hazırlayan ve bu bildiriyi Kurultay’da dağıtmak isteyen öğrencilere, İMO yöneticileri tarafından önce ana-avrat küfürler, “amerikan ajanı” gibi en aşağılık hakaretler edilmiş, ellerinden bildiriler zorla alınarak yırtılmış, öğrenciler zorla binadan çıkarılmak istenmiş, bu duruma karşı aralarında İvme üyelerinin de bulunduğu öğrenciler karşı koyunca da tekme tokat saldırıya maruz kalmışlardır. Genç-İMO’lu öğrenciler bu saldırıya hiçbir şekilde karşılık vermemiş, bu saldırıyı anlatan yeni bir bildiri hazırlamış ve bu bildiriyi Kurultay’da kürüsüden okuyarak saldırganları teşhir etmişlerdir.

Bu kadar açık yaşanan bir saldırıya karşı “TMMOB içinde her türlü şiddete amasız karşı olan Politeknik çevresi” ne yaptı peki? Saldırıya karşı hiçbir tepki göstermediği gibi, İMO Öğrenci Kurultayı ile ilgili yaptığı haberde saldırıya açıktan destek bile oldu.

“Kurultayın başladığı saatlerde yaşanan tatsızlık toplantıya gölge düşürdü. Kurultay henüz başladığı sıralarda birkaç Genç-İMO üyesi bildiri dağıtmaya başladı…Durumu öğrenen İMO Yönetim Kurulu üyeleri ….. öğrenci konseyinin ve İMO MYK’sının bilgisi dışında herhangi bir bildiri dağıtılamayacağını söyleyerek duruma müdahale ettiler. Bildiriyi dağıtmakta ısrar eden öğrenciler ile yönetim kurulu üyeleri arasında ortaya çıkan gerginlik kısa sürede sözlü ve fiili tartışmaya dönüştü. Orada bulunan diğer öğrenci ve yöneticilerin araya girmesi ile gerginlik yatıştırıldı.”(3)

Politeknik’in olayları anlatış tarzına bakın. Tatsızlık yaşanmış, çünkü birkaç Genç-İMO üyesi İMO MYK’dan izinsiz bildiri dağıtmaya kalkmış. Öğrenciler bildiri dağıtmakta ısrarcı olunca da İMO yöneticileri müdahale etmiş. Bu nasıl bir bakış açısı, bu nasıl devrimci-demokrat tutum, bu nasıl habercilik anlayışı. Politeknik TMMOB ortamındaki herhangi bir etkinlikte devrimci-demokratların bildiri dağıtmak için yöneticilerden izin alınması gerektiğini söylüyor, eğer izin alınmazsa devrimci-demokratlara yapılacak saldırıyı da onaylıyor.

Hani TMMOB içindeki her tür şiddete amasız karşıydınız? Hani TMMOB içindeki antidemokratik uygulamalara karşı sessiz kalmayacaktınız? Neden 14 Mart’ta yaşanan saldırılara karşı gerek olay günü gerekse de sonrasında hiçbir tepki ortaya koymadınız? Neden İMO yöneticilerinin aralarında İvme üyelerinin de bulunduğu devrimci-demokrat öğrencilere küfürler etmesine ve tekme-tokat saldırmasına göz yumdunuz? Neden bu saldırıyı kınamadınız?

3 Haziran İMO Küçük Kurulu’na Kadar Yaşananlar

14 Mart günü İMO yöneticilerinin ve bazı İMO teknik görevlilerinin aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu öğrencilere yaptığı bu saldırı İMO’daki Politeknik çevresinin gözleri önünde olmuştur. Ne saldırı günü ne de sonrasında bu konuda tek bir söz bile işitmedik Politeknik’ten. 1 Nisan günü gerçekleştirilen İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç-İMO üyeleri bu saldırıyı teşhir etmişlerdir. Ne var ki saldırganlar Küçük Kurul’a katılmamıştır, Politeknik çevresi ise konu ile ilgili tek bir kelime etmemiştir.

4 Nisan TMMOB Danışma Kurulu’nda da bu saldırı kürsüden teşhir ve mahkum edilmiştir. 3 Haziran’da İMO Küçük Kurulu’nda yaşananlar sonrası peşpeşe “kınama” açıklamaları yapan TMMOB etkin yönetimi, Oda Yönetim Kurulları, bazı İKK sekreterleri ve Politeknik ise TMMOB Danışma’da üç maymunu oynamıştır. İMO yönetiminin İvme nezdinde aslında tüm muhaliflere yönelik şiddetine, o gün TMMOB Danışma’da hiçbir söz etmeyenlerin sonrasında yaşananlarda da sorumluluğu vardır.

4 Nisan TMMOB Danışma Kurulu’nda ağzını bıçak açmayan İMO yöneticileri, Mayıs ayında yapılan İMO Küçük Kurulu’nda ise İvme dergisi üyelerine karşı “aydınlıkçı, faşist” gibi küfürler etmeyi sürdürmüşlerdir. İMO’yu kendi mülkü olarak gören ve bunu açıkça söylemekten çekinmeyen İMO yöneticileri, mülklerine dönünce saldırılarına devam etmişlerdir. Bu hakaret ve küfürler karşısında özeleştiri isteyen İMO Küçük Kurul üyesi İvme dergisi üyelerine ise gerekli özeleştiri yapılmadığı gibi toplantı bitimine kadar taciz ve sataşmalar devam etmiştir. İşte bu hakaret ve küfürler edilirken de İMO’daki Politeknik çevresi suskunluğunu korumuştur. İMO etkin yönetimine desteklerini İMO Küçük Kurullarında sürdürmüşler, devrimcilere hakaret ve küfürler edilmesini onaylamışlardır. İşte 3 Haziran’a böyle gelinmiştir ve Politeknik çevresi tüm bu sürecin içindedir.

3 Haziran’da neler yaşandı, Politeknik ne yaptı?

3 Haziran İMO Küçük Kurulu’na Küçük Kurul üyesi İvme dergisi üyeleri ve bazı Genç-İMO üyeleri katılmışlardır (toplam 9 kişi). Toplantının hemen başında söz alan İvme dergisi üyesi bir arkadaşımız, Mayıs ayındaki Küçük Kurul’da devrimcilere yönelik “aydınlıkçı, faşist” gibi aşağılık hakaretlerin özeleştirisini istemiştir. 3 Haziran’a kadar ettikleri hiçbir hakaret ve küfüre, yaptıkları tekme-tokat saldırıya İvme dışında hiçbir çevreden tepki gelmemesinin rahatlığı ile İMO’yu kendi mülkü bellemiş bir İMO yöneticisi, arkadaşımızın konuşmasına müdahale etmiş, bırakın özeleştiri vermeyi mahalle kabadayısı bir tutumla saldırmaya kalkmış ve yaptığı bu provokasyonla da kavga çıkmasına sebep olmuştur. İMO yöneticileri ve bazı İMO teknik görevlileri bununla da yetinmemiş, güvenlikten sağladıkları sopalarla arkadaşlarımıza saldırmaya kalkmış, arkadaşlarımız kendilerini savunmuşlardır. Hal böyleyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik çevresi de bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır. 3 Haziran’a kadar İvme dergisi üyeleri ve okurlarına karşı gerçekleştirilen hakaret, küfür ve saldırılar karşısında görmemezlikten gelme ve üstü örtülü onaylama tavrı sürdüren Politeknik çevresi, 3 Haziran ile beraber gerçekleri tamamen çarpıtarak, bilinçli bir şekilde İvme’ye karşı başlatılan “siyasi linç” kampanyasını örgütlemeye koyulmuştur.

3 Haziran Çarşamba akşamı …. Çağdaş Mühendisler Grubunu, kendilerine bu toplantılarda haksız eleştirilerde bulunulduğu iddiasıyla tehdit eden İvme grubu, sonrasında sözlü saldırısını fiili saldırıya dönüştürdü. Bu eleştirileri yanıtladığı için İnşaat Mühendisleri Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ile Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı’nın da içinde olduğu Ankara Şube yöneticileri de fiziksel saldırıya uğradı…..Toplantının zorunlu olarak sonlandırılmasından sonra, salon dışında içersinde Politeknik üyesi arkadaşlarımızın da bulunduğu Çağdaş Mühendislere yönelik saldırılar, bir süre devam ettikten sonra…….. Çağdaş İnşaat Mühendislerini oluşturan devrimci-demokrat mühendislere yapılan bu saldırı, 2-3 Haziran günlerinde Ankara’ da ….. gerçekleştirilen faşist saldırıların solda birlikle cevaplandığı bir günde gerçekleştirilmiştir. Ve aynı gün faşizme karşı gerçekleştirilen basın açıklamasından dönen mühendislerin …. bu grubun saldırısına uğraması…..”(4)

İşte gerçekleri çarpıtmak konusunda bu kadar ileri gidebilmişlerdir. 3 Haziran’a gelene kadar yaklaşık 4 aydır olanları tamamen görmezden gelip, 3 Haziran’da yaşananlar üzerinden hem de o gün yaşananları bütünüyle çarpıtarak İMO etkin yönetim anlayışına tam destek sunmuşlar ve sonrasında İvme’ye karşı başlatılan siyasi linç ve tasfiye sürecinin de örgütleyicisi olmuşlardır.

Politeknik diyor ki, İvme grubu Küçük Kurullarda haksız eleştirilerde bulunulduğu için İMO yönetimini tehdit etmiş!! Bu haksız eleştirilerin ne olduğunu bile yazamıyorlar çünkü haksız eleştiri dedikleri İvme dergisi üyelerine dönük edilen “amerikan ajanı, aydınlıkçı, faşist” gibi hakaretlerdir. “Tehdit”in ne olduğunu yazamıyorlar çünkü “tehdit” dedikleri yukarıda da anlattığımız özeleştiri ve özür talebidir. Gerçekleri çarpıtma ve ortalığı bulandırma konusunda bu kadarla da yetinmiyorlar ve diyorlar ki bu eleştirileri yanıtlayan yöneticilere İvme dergisi üyeleri fiziki saldırıda bulunmuş. “Eleştirileri yanıtladığını” söyledikleri İMO yöneticisi, daha önce ettiği küfür ve hakaretlere sahip çıkmayı sürdürüp, olayları provoke ederek kavgayı başlatan kişidir. Toplantının zorunlu olarak sonlandırılmasından sonra salon dışında yaşandığını söyledikleri saldırı ise güvenlikten aldıkları sopalarla İvme dergisi üyelerine karşı İMO yöneticisi ve teknik görevlilerinin başlattığı saldırıdır. Ki o sopaları kimin getirdiğini de kimin kullandığını da Politeknik bizden daha iyi bilmektedir.

Ortalığı bulandırmakta o kadar seviyeyi kaybetmişler ki 2-3 Haziran’da Konur sokakta yaşanan faşist saldırılarla bu olayı ilişkilendirme cüretini gösterebilmişlerdir. Bu kadar seviyesizleşmeye karşı bir söz söylemeyi gerekli görmüyoruz. İvme dergisi ve ODTÜ Genç-İMO üyeleri o gün İMO Küçük Kurul’a sadece 9 kişi ile katılmıştır. Diğer arkadaşlarımızın bir kısmı ise Konur Sokak’tadır. Bizim mühendis-mimar mücadelesi tarihinde yarattığımız gelenekler de, faşizme karşı hayatın her alanında sürdürdüğümüz mücadele de ortadadır. Kimsenin dil uzatamayacağı kadar çok bedel ödenerek yaratılmış bir mücadeledir bu. Tüm bu yaşananlardaki sorumluluğunu gizlemeye çalışan Politeknik ise “Konur Sokak’ta faşist saldırılara karşı yapılan basın açıklamasından dönen mühendislere” saldırı yapıldığını söyeleyerek çirkin bir manipülasyon yapmaya kalkmıştır. Bu çirkin manipülasyonda İMO etkin yönetimini bile geride bırakmıştır. Madem İMO Ankara Şube yönetimi ve o yönetimde yer alan Politeknik çevresi Konur sokakta yaşanan faşist saldırıya bu kadar hassastı, neden Küçük Kurul’u iptal edip tüm üyeleri Konur Sokağa götürmedi? Kendilerini mağdur göstermek için devrimci hassasiyetleri bile manipüle etmekten geri durmamışlardır.

3 Haziran sonrası İvme’ye dönük siyasi linç kampanyası nasıl örgütlendi?

İvme dergisi üyelerine yönelik sistematik bir şekilde sürdürülen saldırılar, 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan provokasyonla beraber yeni bir boyut kazanmıştır. İvme dergisinin TMMOB içerisinde sürdürdüğü kararlı muhalefetten, devrimci-demokrat bir TMMOB yaratma mücadelesinden rahatsız olan, statükolarının sarsılması karşısında tasfiyeye yönelen ve saldırganlaşan TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışı, 3 Haziran’da yaşananların zeminini oluşturan tüm süreci bilinçli bir şekilde es geçerek ve 3 Haziran’da yaşananları da tamamen çarpıtarak bir siyasi linç kampanyası başlatmıştır. Bu siyasi linç kampanyası İvme üzerinden aslında TMMOB’deki tüm muhaliflere yönelik bir kampanyadır. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının İvme’ye yönelik siyasi linç kampanyası örgtütlemesinde şaşılacak çok fazla bir şey yok aslında. Çünkü bu İvme’ye yönelik ilk tasfiye girişimi değildir. Yetkin mühendislik konusunda ülke çapında örgütlediğimiz kampanyada da aynı tutumla karşılaşmıştık. Burada bizi şaşırtan Politeknik çevresinin Oda’lardaki “nüfuzunu” kullanarak bu siyasi linç kampanyasında kraldan çok kralcı bir tutum takınmasıdır. Anlaşılan TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışına bazı mesajlar vermek istemişlerdir, bu vermek istedikleri mesajların ise alındığını 11 Haziran’da yaşananlar ve sonrası göstermiştir.

Politeknik 11 Haziran’da ne tutum aldı? 11 Haziran’da yaşananları nasıl anlattı?

11 Haziran günü İMO yönetimi gizli bir Küçük Kurul toplamaya kalkmıştır. İMO yönetimi tarafından aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu muhalif üyelerin çağrılmadığı bu gizli Küçük Kurul toplantısına gideceğimizi toplantı öncesi tüm kamuoyuna duyurduk. 3 Haziran sonrası TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının tek taraflı açıklamaları ile “kınama” yayınlayan tüm Oda yöneticilerini ve devrimci-demokrat mühendis mimarları bu Küçük Kurul’u izlemeye davet ettik.(5)

Küçük Kurul üyesi olan İvme dergisi ve Genç İMO üyesi arkadaşlarımız (toplam 10 kişi) bu toplantıya katılmak için İMO’ya gittiklerinde, daha önce oda çevresinde hiç görmediğimiz ve mühendis olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik bir grupla karşılaştılar. İMO yöneticilerinin kışkırtması ile arkadaşlarımızın toplantı salonuna girmesi bu grup tarafından engellenmiş, arkadaşlarımıza bu grup tarafından linç girişiminde bulunulmuş, linç girişiminde saldırgan gruptan bazı kişiler bıçak çekmiş, linç girişiminden sonra da arkadaşlarmızın toplantıya katılımı polis barikatı ile engellenmiştir. Tüm bu saldırı, linç girişimi ve polis barikatı ile engelleme ise TMMOB Başkanı ve Politeknik çevresinden kişilerin gözleri önünde yaşanmıştır.(6) Dışarda polis barikatı ile İvme dergisi üyelerinin Küçük Kurul’a katılımı engellenirken, içeride Politeknik çevresinin de katılımı ile Küçük Kurul gayrımeşru kararlar almıştır.

3 Haziran’da yaşananlar karşısında “TMMOB’nin demokrat geleneğine kara bir leke” diye açıklama yapan Politeknik çevresi 11 Haziran da yaşananlar karşısında ne yaptı dersiniz?


“Geçen hafta yapılan saldırıyı gerçekleştiren üye ve öğrenci üyelerin yanı sıra söz konusu saldırıyı olumladığı bilinen üyelerin de çağrılmadığı toplantı …. İMO’ya gelen bir grup +İvme okuru, Oda yöneticilerine ve üyelerine saldıranların içeri alınmayacakları yönündeki uyarılara karşın içeri girmeyi zorlayınca, arbede çıktı. Her iki taraftan da yaralananların olduğu arbede de önce İMO’da başka bir toplantı için bulunan bir grup tarafından araya girilerek engellenmeye çalışıldı, ancak kısa süre içerisinde Odanın Çankaya Emniyet Müdürlüğü’nün karşısında bulunması nedeniyle polisin müdahalesi gerçekleşti…..bu provokasyona açık ortamda araya karışmaya çalışan mühendis olmadıkları belirtilen 5–10 kişilik bir grubun ise Küçük Kurul toplantısına gelen mühendislerin engellemesiyle kalabalıktan uzaklaştırıldığı bildirildi. Yaşanan arbedenin ardından İMO Ankara Şube Küçük Kurulu gerçekleştirildi.”(7)

Artık bu kadarına da ne denir bilemiyoruz. Olaylara şahit olan kişiler ve basına rağmen bile aleni yalan söylemekten çekinmemiştir Politeknik. Kendisine devrimci-demokrat diyen bir çevrenin takındığı tutuma, yaptığı habere bakın!! Odalardaki tüm devrimci, demokrat kesimlere açık olan Küçük Kurul toplantısına kimin katılıp katılamayacağına Politeknik karar vermiş, hatta bu konuda İMO yönetiminden bile ileri gitmişlerdir. “Saldırıyı olumladığı bilinen üyelerin de çağrılmadığı”ndan kasıt İMO’da yaşananlara objektif yaklaşmaya çalışan tüm kesimlerdir. Politeknik bu konuda Küçük Kurul üyelerinin niyetlerini de okumuş anlaşılan… Nasıl ki 14 Mart’ta en temel demokratik haklardan biri olan bildiri dağıtmayı Yönetim iznine bağlamışsa, bu sefer de Küçük Kurul’a katılımı Yönetim iznine bağlamakta bir mahsur görmemiştir. Politeknik 3 Haziran ve öncesinin Küçük Kurul’da değerlendirlmesine bile tahammül gösteremeyecek kadar savrulmuştur.

Devam ediyor Politeknik. Küçük Kurul’a katılmak için gelen İvme dergisi üyeleri içeri girmeyi zorlayınca arbede çıkmış, Oda’nın Emniyet Müdürlüğü’nün karşısında olması nedeni ile polis müdahalesi gerçekleşmiş, araya karışmaya çalışan 5-10 kişilik bir grubu da Küçük Kurul üyeleri engellemiş. Daha sonra toplantı gerçekleştirilmiş… Olayları haber yapan Show TV kadar bile objektif olamıyor Politeknik. İvme dergisi üyelerine bina girişinde yapılan açık saldırıdan, nereden geldiği aslında belli mühendis olmayan kalabalık tarafından gerçekleştirilen linç girişiminden, bu linç girişimi sırasında çekilen bıçaklardan bahsetmiyor Politeknik.. Madem Küçük Kurul’a katılmakta ısrarcı oldunuz, o zaman bu saldırılara katlanacaksınız demeye getiriyor. Bıçaklı saldırgan grubunu 5-10 kişi ile önemsizleştirmeye kalkıyor ve kimlerin o kalabalığı getirdiğini çok iyi bilmesine karşın ortamı bulandırma konusunda geri durmuyor. Yaşanan arbedenin sonunda Küçük Kurul gerçekleştirildi derken dışarda İvme dergisi üyeleri polis barikatı ile engellenmektedir. Politeknik, dışarda devrimci-demokratlara polis barikatı kurulurken toplantı yapmayı bile savunur olmuş, böyle bir toplantıda alınan kararları da meşru sayar olmuştur. Bu da Politeknik’in tercihidir.

Ayrıca sitesinde Konya şubenin açıklamasını günlerce neden tuttu? Halihazırda devrimcilere hakaret ve yalan içeren açıklamaları ne amaçla tutuyor?

Politeknik, İvme’ye yönelik siyasi ve fiziki linç kampanyasına kendini o kadar kaptırmıştır ki İvme’ye hakaretler, yalanlar ve polisiye ifadeler içeren açıklamaları bile sitesinde yayınlamakta bir mahsur görmemiştir. Burada Politeknik’in İvme’ye yönelik hakaret, iftira ve yalanlar içeren hangi açıklamalara sitesinde yer verdiğine tek tek değinmeyeceğiz. Fakat bu açıklamalardan bir tanesi var ki bu açıklamayı sitesine hangi amaçla koyduğunu Politeknik açıklamak zorundadır.

İMO Konya Şubesi’nin, “Kendilerine artı ivme adını veren bu yasa dışı örgütlenmenin yaptığı hain saldırıyı kınıyor…” açıklamasını yaklaşık 5 gün sitesinde tutmuştur Politeknik. Bu açıklama ancak İvme dergisi olarak kendilerine gönderdiğimiz yasal tekzip ile kaldırılabilmiştir. Ki bu tarz açıklamalara bile sitesinde yer veren Politeknik, ne İvme dergisinin İMO’da yaşananlar ile ilgili açıklamalarını ne de gönderdiğimiz tekzibi sitesinde yayınlamıştır. Politeknik, İvme’ye karşı bu alçakça, ihbarcı açıklamayı sitesinde 5 gün neden yayınladığını açıklamak zorundadır. Neden bu açıklamayı kaldırttıktan sonra herhangi bir açıklama yapmamıştır? Politeknik ne amaçlamaktadır?

11 Haziran’da yaşanan linç girişimine, polis barikatına, bıçaklı saldırıya rağmen gerçekleri çarpıtmaktan geri durmayan Politeknik, İMO Ankara Şube’nin 11 Haziran sonrası açıklamasında devrimcilere “güruh” demesinde de bir sakınca görmemiştir. (8) Sakınca görmemiştir çünkü 11 Haziran günü ve sonrasında devrimcilere yönelik bu linç girişimi, polis barikatı ve bıçaklı saldırı karşısında Politeknik çevresinin İMO yönetimini cansiperane korumaları sebebi ile aynı açıklamada kendilerine teşekkür edilmektedir!! İşte Politeknik çevresinin geldiği nokta budur: Devrimcilere yönelik siyasi ve fiziki linç girişimine destek ol, polis barikatı ile Küçük Kurul’a devrimcilerin sokulmamasına onay ver, bıçakları görmezden gel ve “teşekkür” al. Belki bu teşekkür bir sonraki dönem belli sayıda “sandalyeye” de dönüşür kim bilebilir…

Son Söz Olarak

Demokrat, sol güçler arasındaki ilişkilerin nasıl olması gerektiği konusunda da Politeknik çevresi yorum yaparken iyice düşünmelidir. Sol içi ilişkiler bir olumsuzluk yaşandığında önce konunun muhatabı olan grup ile görüşmeyi gerektirir. İvme dergisi olarak, Politeknik çevresi ile yaşadığımız her olumsuzlukta önce muhataplarımızla konuyu konuştuk. 14 Mart’a kadar yaşadığımız her olumsuzlukta kendileri ile konuşmamıza rağmen bir yanıt alamadık, geçiştirildik. 14 Mart İMO Öğrenci Kurultayı’nda arkadaşlarımıza yapılan fiziki saldırıdan sonra da Politeknik’e tüm soru ve eleştirilerimizi içeren bir açık mektup yayınladık. (9) Durum böyleyken, Politeknik 3 Haziran sonrası bizimle en küçük bir görüşme bile yapma ihtiyacı duymadan İvme’ye karşı siyasi linci örgütlemeye koyulmuştur. Bu yüzden Politeknik çevresi sol, demokrat çevreler arasındaki ilişkiler konusunda konuşurken de samimi değildir.

Evet Politeknik çevresi ne amaçlıyor diyo sorduk ve 15 Haziran günü sitelerinde yayınladıkları son yazıya kadar geçen tüm süreçte aldıkları tavrı anlatmaya çalıştık.

“…İMO’ da yapılan bir sonraki toplantıyı da adeta “basarak” , basının ve diğer “bütün gözlemcilerin” gözleri ve kameraları önünde, İMO Çağdaş Mühendisler Grubu’nun iç işleyişinin önemli kurullarından birini “provakatif gelişmelere” açık hale getirdiler.

…TMMOB ve TMMOB’ye bağlı odaların büyük bölümü ise saldırıyı kınamakla birlikte yine ne yazık ki “ama” lı tavır sergileyen oda ve çevreler az da olsa vardır. TMMOB ‘ye bağlı bazı odalarda ve TMMOB bünyesinde çalışma yapan çevrelerce “şiddet”e karşı alınan “ama” lı tutum ya da tutumsuzluk, meslek örgütümüzün zaten zaaflı bulunan demokratik kanallarının tamamen tıkanmasına, yönetimler dışında kalan her kesimin ise ya oda örgütlülüğünden uzaklaşmasına ya da saldırgan ve sapkın yaklaşımlarına yol açabilecektir.”(10)

11 Haziran’a kadar İvme’ye yönelik hakaret, küfür ve fiziki saldırıları bazen görmezden gelerek bazense gerçekleri çarpıtarak, örtülü onay vererek sürdürdükleri politika artık açıktan bu saldırıları destekler konumdadır. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki son yazılarında süreç karşısında objektif davranmaya çalışan bazı Oda yönetimlerini ve demokrat çevreleri de üstü örtülü tehdit ediyorlar. 11 Haziran’da bazı İMO yöneticilerinin dışardan getirdikleri bıçaklı saldırganlar ortada iken, bu saldırganlar Show TV’nin haberinde bile gözükmüşken, polis barikatı ile devrimciler Oda’ya sokulmamışken halen İvme’nin toplantıyı bastığı yalanını yazabiliyorlar. 11 Haziran’daki bu şiddet ve linç girişimi sonrası “tüm süreci” değerlendirmek lazım diyen bazı Oda Yönetimlerini ve demokrat çevreleri de “saldırgan ve sapkın yaklaşımların” önünü açmakla tehdit ediyorlar.

Evet “TMMOB demokrat geleneğine kara bir leke” sürülmüştür, fakat bu kara lekeyi süren tüm bu süreçteki tutumu ile İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışıdır ve onlardan geri kalmayan, hatta bazı olaylarda onlardan bile ileri giden Politeknik çevresidir.

Politeknik İMO’da yaşanan süreci değerlendirme iddiasında ise ve samimi davranacaksa 11 Haziran’dan başlayarak geriye doğru bizzat şahidi ve ortağı olduğu tüm saldırı, şiddet, linç girişimleri ve tasfiye çabalarının özeleştirisini vermek zorundadır.

İvme dergisi olarak ne sol içi ilişkilerde ne TMMOB zemininde sorunların çözümünde şiddeti bir yöntem olarak savunmadık ve uygulamadık. Bundan sonra da aynı tavrımız sürecektir. TMMOB içerisindeki sorunları açığa çıkarma, bunları mahkum etme ve TMMOB’yi dönüştürme mücadelemize bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak bizleri tasfiye etme çabalarına, bu tasfiye çabaları başarılı olmayınca da küfür,hakaret ve saldırılara girişmelerine karşı duracağız. Tabii ki sağ yanağımıza yumruk atana da sol yanağımızı dönmeyeceğiz. Bu saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkum edeceğiz ve gerçekleri er ya da geç açığa çıkaracağız.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

1)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/guendem/9-kose/1056-tmmob oerguetluelueuende-sorunlarn-coezuem-yoentemi-kaba-kuvvet-ve-iddet-olamaz

2)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/guendem/9-kose/1056-tmmob-oerguetluelueuende-sorunlarn-coezuem-yoentemi-kaba-kuvvet-ve-iddet-olamaz

3)http://politeknik.org.tr/site/index.php/tmmob-haberleri/833-ogrenci-kurultay.html

4)http://politeknik.org.tr/site/index.php/tmmob-haberleri/1011-naat-muehendisleri-odasnda-cada-muehendislere-saldr.html

5)http://www.ivmedergisi.com/imo-yonetimi-gizli-kucuk-kurul-orgutluyor-tum-devrimci-demokrat-muhendis-mimarlari-bu-kucuk-kurulu-i

6)http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-26-imo%E2%80%99da-yasananlarin-icyuzu-ve-linc-girisimi.html

7)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/tmmob-haberleri/1053-mo-ankara-ube-kuecuek-kurulu-topland.html

8)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/bolumler/basin-bildirileri/33-tmmob-ve-odalar/1052-mo-ankara-ube-kuecuek-kurulu-qdemokratik-gelenek-ve-deerlerimizi-korumaya-devam-edeceizq.html

9) http://www.ivmedergisi.com/politeknik%E2%80%99e-acik-mektup.html

10)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/guendem/9-kose/1056-tmmoboerguetluelueuende-sorunlarncoezuem-yoentemi-kaba-kuvvet-ve-iddet-olamaz

Yazı kategorisi: İvme Dergisi Yazısı | Etiketler: , , , , , , | » yorum bırak;

TMMOB, İMO ve Politeknik Sitelerinde İvme İle İlgili Yayınlanan Provokatif Açıklamalara Tekzip

Posted by ivmedergisi 15 Haziran 2009

Gönderen: Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme Dergisi adına Sorumlu Yazıişleri Müdürü Fatih Özgür Aydın
Adres: Abide-i Hürriyet Cad. Yasemin Apt. No:283/15 Şişli İSTANBUL
Tel: 0212 219 84 67

Muhattaplar:
1) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Selanik Caddesi No:19/1 06650 Yenişehir/ANKARA, Tel: 0 312 418 12 75 Faks: 0 312 417 48 24
2) TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Necatibey Cad. No:57 Kızılay /ANKARA, Tel: 0312 294 30 00 Faks: 0 (312) 294 30 88
3) DİSK Basın-İş, Muratpaşa Mah. Sadi Çeşme Sok. No:25 Kat:1 Aksaray İSTANBUL (politeknik.org.tr alan adı sahibi olarak)

10 Haziran 2009

TEKZİP

3 Haziran 2009 tarihinde İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısında, +İVME Dergisi Yayın Kurulu üyelerine, okurlarına ve İMO Genç üyelerine yönelik, İMO yöneticileri tarafından 14 Mart 2009 İMO Öğrenci Kurultayı’ndakine benzer şekilde bir saldırı yapılmasının ardından çıkan kavga nedeniyle gerek İMO, gerek TMMOB ve gerekse bazı odalar tarafından olayları çarpıtan açıklamalar yayınlanmıştır.

Bu açıklamalarda yer alan + İVME Dergisi’nin toplantıyı bastığı ve İMO yöneticilerine saldırıldığı şeklindeki açıklamalar gerçek dışı olup, dergimizin TMMOB içinde yürüttüğü ilkeli muhalefeti karalamaya ve dergimize gözdağı vermeye yönelik açıklamalardır.

Bu açıklamalar içinde yer alan İMO Konya Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise, tümüyle yasal zeminde yayın yapan dergimiz,

“Kendilerine artı ivme adını veren bu yasa dışı örgütlenmenin yaptığı hain saldırıyı kınıyor, saldırıda yaralanan sn. Taner Yüzgeç beye ve diğer yaralılara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”

İfadesiyle, yasadışı bir örgüt olarak tanımlanarak hedef gösterilmiştir. +İVME Dergisi, adresi, telefonları, sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü derginin künyesinde belirtilerek yayınlanan yasal bir dergidir. Gerçek bu şekildeyken, dergimizi susturmaya yönelik sistemli ve planlı bu siyasi linç kampanyasının bu tür yalanlarla yürütülmeye çalışılmasını kınıyoruz.

Bu gerçekdışı yalan ifadeyi tekzip ediyor ve bu tekzip metninin sitenizde 15 gün süreyle ve bu açıklamanın yer aldığı yerde yayınlanmasını basın kanunu uyarınca talep ediyoruz. Yayınlamaması durumunda yargı yoluna başvuracağımızı bildiriyoruz.

(politeknik.org.tr adresinin sahibi olarak DİSK Basın-İş gözükmektedir. Bu sebeple yazışma DİSK Basın-İş‘e yapılmıştır.)

Yazı kategorisi: Duyuru, Haber | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

İvme Açıklama 26: İMO’da Yaşananların İçyüzü ve Linç Girişimi

Posted by ivmedergisi 13 Haziran 2009

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından da polis desteğiyle Küçük Kurul’a katılmamız engellendi.

11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Son bir haftadır TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardır.

Linç girişimi TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı, MMO YK Başkanı Emin Koramaz, İMO YK Başkanı Serdar Harp ve bazı oda yöneticilerinin gözleri önünde gerçekleşirken, linç girişiminde bulunan grubun çoğunluğunun TMMOB üyesi olmaması ve saldırısı sırasında bıçak çekecek kadar gözü dönmüş olması dikkat çekilmesi gereken noktalardır.

İMO’daki Linç Girişiminin Öncesi

İvme Dergisi’nin, mühendislik ve mimarlık alanını sermaye lehine düzenleyen “Yetkin Mühendislik” yasa, yönetmelik ve uygulamalarına karşı vermiş olduğu kararlı mücadele, TMMOB içindeki rantçı eğilimleri ve antidemokratik uygulamaları gözler önüne seren çabası, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının dergimize yönelik linç girişimi örgütlemeye varan saldırılarının nesnel zeminini oluşturmaktadır.

11 Haziran’da organize edilen linç girişimi İvme Dergisi Yayın Kurulu ve Genç İMO üyelerine dönük ilk saldırı değildir.

14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda görüşlerini ifade etmek için bildiri dağıtan öğrenci üyeler ve yayın kurulu üyelerimiz, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziksel saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında arkadaşlarımız fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.

4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler bu saldırı olayını gündeme getirmiş ve ilgili yöneticilerden özür ve özeleştiri istemişlerdir. Ne var ki bu talebe TMMOB, İMO ve diğer Odaların yöneticilerinden bir yanıt gelmemiş, yaşananlar yok sayılmıştır. TMMOB ve Oda yöneticilerinin sergilediği bu kayıtsızlık, İMO yöneticilerini İvmecilere ve öğrencilere yönelik sonraki sözlü ve fiziksel saldırılarında cesaretlendiren bir unsur olmuştur.

TMMOB Danışma Kurulu’ndan sonra, sataşma ve küfürlerle geçen Mayıs Küçük Kurulu’nun ardından, 3 Haziran tarihli Küçük Kurul’da, İMO etkin yönetim anlayışı saldırılarından bir diğerini gerçekleştirmiştir. İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticileri önce provokasyon yaratarak kavga çıkartmış, sonrasında bununla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla İvmecileri ve öğrencileri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında arkadaşlarımız kendilerini savunmuşlar ve devrimcilere hakaret ve küfür edilmesine izin vermemişlerdir.

Linç Girişimi
11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara Şubesi yönetimi İvme Dergisi üyelerine, öğrencilere ve bazı başka muhaliflere haber vermeyerek gizli bir Küçük Kurul toplamak istemiştir. İvme Dergisi, muhalif olan herkesin İMO’dan tasfiyesini amaçlayan bu antidemokratik girişimi kabul etmeyeceğini ve toplantıya katılacağını duyurmuştur. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimleri de Küçük Kurul’a katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye davet edilmiştir.
Tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç İMO’dan öğrenci arkadaşlar 10 kişilik bir grupla İMO Ankara Şubesi’ne gittiklerinde karşılarında TMMOB, MMO, İMO başkanlarını ve bazı oda yöneticilerini bulmuşlardır. Ne var ki yöneticiler yalnız değillerdir; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu, üzerimize bıçakla saldıran yaklaşık 100 kişilik bir grup vardır.
Toplantı salonu girişinde TMMOB Başkanı’nın gözü önünde İMO yöneticileri, eli bıçaklı saldırgan grubu da arkalarına alarak, hiçbir hukuki ve meşru dayanağı olmadığı halde arkadaşlarımızı Küçük Kurul toplantısına almayacaklarını belirtmiş, ardından da Yayın Kurulu üyelerimize dönük sataşma ve kışkırtmalarda bulunmuşlardır. Daha sonra mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu grup, arkadaşlarımızın etrafını sararak saldırmıştır. Bu saldırı sonucunda arkadaşlarımız çeşitli yerlerinden yaralanmışlardır.
Polisin müdahalesinin ardından içlerinde mühendis olmayanların da bulunduğu saldırgan grubun bir kısmı toplantı salonuna girerken bir diğer kısmı dışarıda bekleyerek tacizlerine devam etmişlerdir. Aralarında İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyesinin de bulunduğu arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmenin hakları olduğunda ısrar ederken, bu sefer karşılarında polisi bulmuşlardır. Böylece TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmiştir. 11 Haziran günü yaşananlar TMMOB ve İMO etkin yönetiminin demokrasi anlayışını açıklıkla gözler önüne sermektedir: Provokasyon yarat, sağdan soldan toplanan kişilerle linç girişiminde bulun, ardından da polis barikatının arkasında toplantı yaparak oylamayla “demokratik” kararlar al!!
Olayların fiziksel linç noktasına varmasında İMO’nun yalan ve iftiralarla dolu bilgilendirmesini yeterli görerek İvme Dergisi’ne yönelik siyasi lince açıklamalarıyla ortak olan TMMOB YK başkanının ve Oda yönetim kurullarının da sorumluluğu vardır.

Kendisine TMMOB içinde muhalif olma payesi biçen bir grubun da İvme Dergisi’ne karşı yürütülen siyasi linç kampanyasına kraldan daha kralcı bir tutumla dahil olmasını da unutmayacağız.

İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz. Odaları kendi mülkleri olarak gören, bunu açıkça dile getirmekten de çekinmeyen bazı yöneticiler mülklerini polis korumasına aldırma noktasına varmışlardır. TMMOB’yi bugüne getiren geleneklere ve değerlere sahip çıkan mühendis, mimar ve plancılar buna izin vermeyecekler ve TMMOB içindeki kararlı mücadelelerini sürdüreceklerdir.

TMMOB içindeki savrulmaya karşı çıkan, ücretli ve işsiz mühendislerin haklarını ve geleceklerini savunan, TMMOB’de emekten yana bir değişim ve dönüşümü hedefleyen İvme Dergisi’ne yönelik organize linç girişimi TMMOB’deki ve İMO’daki etkin yönetim anlayışının gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir kez daha diyoruz çünkü yayın hayatına başladığımız günden bu yana karşılaştığımız ilk tasfiye çabası bu değildir. Daha önceki baskıları, saldırıları ve tasfiye çabalarını boşa çıkardığımız ve büyüyerek yolumuza devam ettiğimiz gibi bu ablukayı da dağıtacağız.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

İVME Açıklama 25: Yalan, İftira ve Demagojileriniz Gerçekleri Gizlemeye Yetmeyecek

Posted by ivmedergisi 6 Haziran 2009

İnşaat Mühendisleri Odası’nın Küçük Kurul’da yaşananlara ilişkin açıklaması ve onun paralelindeki tüm açıklamalar TMMOB etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük şiddet ve tasfiye politikalarını gizlemek ve +İVME Dergisi’ni karalamak amacındadır.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme dergisi yayın kurulu üyesi ve okuru inşaat mühendisi arkadaşlarımıza yönelik antidemokratik, provokatif ve saldırgan tutumlar içindedir. Gelişmeleri kısaca özetlersek;

1. İvme Dergisi yayın kurulu üyesi iki arkadaşımız aynı zamanda İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyeleridir. İvme Dergisi’nin Yetkin İnşaat Mühendisliği uygulamasına karşı sürdürdüğü muhalefeti hazmedemeyen kimi yönetim kurulu üyeleri önce yönetim toplantılarında arkadaşlarımıza her fırsatta sataşmışlardır. Ardından 9 ay boyunca YK yedek üyeleriyle toplanmış olan Ankara Şube yönetim kurulu bir anda yedekler alınmadan yönetim toplantıları yapma kararı vermişlerdir. İvme yayın kurulu üyesi olan bu iki seçilmiş üyeyi yönetim toplantılarına almamak için verilmiş bu karar, karar defterine bile yazamadıkları, gayrimeşru bir karardır.
2. Genç İMO’nun üniversite öğrenci temsilcilerinin seçilmesi sırasında İMO Ankara Şubesi yönetimi, öğrencilerin oylarıyla seçilen ODTÜ temsilcilerini değil, seçilemeyen kendi adamlarını atamışlardır. Bu nedenle Genç İMO üyeleri İMO Ankara Şubesi yönetimini mahkemeye vermişlerdir. Öğrencilerin iradesini çiğneyen bu antidemokratik tutum, öğrenci örgütlülüğü içinde İvme Dergisi üyeleri ve okurlarının ağırlıklı olarak bulunmasından kaynaklanmaktadır.
3. 14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda kararlarının çiğnenmesini bildiri dağıtarak teşhir eden öğrenci üyeler, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziki saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında öğrenciler fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.
4. 1 Nisan 2009’da yapılan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’na katılan İnşaat Mühendisi yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO’lu öğrenciler saldırganların özür dilemelerini talep etmişlerdir. Ancak bu talepleri karşılık bulmamıştır, zira saldırganların hiçbirisi o gün orada değildir.
5. 4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler tarafından kürsüde küfür ve dayak olayı yine gündeme getirilmiş ve aynı talep tekrarlanmıştır. Ne var ki öğrencilerin talebine İMO yöneticilerinden yanıt gelmediği gibi bugün toplu halde şiddet karşıtı kesilen TMMOB ve diğer Odalar yöneticilerinden de bu şiddeti kınayan hiçbir açıklama yapılmamıştır. İMO Öğrenci Kurultayı’nda yapılan saldırı TMMOB Danışma kurulunda teşhir ve mahkum edilmiştir.
6. TMMOB Danışma’da bu konuda ağzını bıçak açmayan bazı İMO yöneticileri Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nda hakaretlerini ve kabadayılıklarını sürdürmüşler ve İvme Dergisi üyelerine yönelik faşist, Aydınlıkçı gibi sözlerle saldırmışlardır. Öğrencilere uyguladıkları şiddeti savunmaya devam ettikleri gibi, her fırsatta da provokasyon yapan bu yöneticilerin çirkin saldırıları karşısında, İvme üyesi mühendisler ve öğrenciler örgüt içi demokratik işleyişin kurallarını hatırlatarak hakaret etmemeleri konusunda kendilerini uyarmış, ancak saldırganlar aynı tavırlarını Küçük Kurul boyunca sürdürmüşlerdir.
7. 3 Haziran 2009 tarihinde yapılan İMO Küçük Kurulu’nda söz alan İVME Dergisi yayın Kurulu üyesinin, devrimci, demokrat, yurtsever mühendislere hakaret edilemeyeceği şeklindeki görüş açıklamasına tahammül edemeyen İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticilerinin sözlü saldırı başlatmalarının ardından Küçük Kurul’da kavga çıkmıştır. Saldırgan İMO yöneticileri, bu saldırıyla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla devrimci, demokrat, yurtsever mühendisleri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında, devrimci, demokrat, yurtsever mühendisler kendilerini korumak zorunda kalmışlar ve saldırganları geri püskürtmüşlerdir.

Olayların gelişimi bu şekildeyken ve herkes tarafından böylece bilinmekteyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik grubu da bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır.

Yalan 1: Olayın gerçekleştiği toplantı İMO Ankara Şube Olağan Üye Toplantısı değil, İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısıdır.

Yalan 2: İMO’nun açıklamasında yazıldığı gibi “bir grup saldırganın üye toplantısını sopalarla basması” sözkonusu değildir. İMO Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi üye ve okurları (yaklaşık 50 kişilik Küçük Kurul katılımı içinde 9 kişi) kurulda söz almış, hiç kimsenin devrimcilere hakaret edemeyeceğini belirtmişlerdir. Merkez yöneticilerinden biri ise konuşmaya müdahale ederek her zamanki provokatif tavrıyla kavga çıkmasına yol açmıştır.

Yalan 3: İvme Dergisi üye ve okurlarının sopa kullanması gibi bir şey kesinlikle yoktur. Aksine, sopalarla İvmecilere saldıran İMO Ankara Şb. YK yedek üyelerinden ismi bizde saklı olan biri ve bir oda çalışanıdır. Saldırganlar ellerinden sopalar alınarak durdurulmuştur. Hiçbir İvme üyesi bu sopaları kullanmamıştır.

Yalan 4: İMO’nun açıklamasında geçen “sokak kabadayılığı” ifadesi, Öğrenci Kurultayı günü tüm öğrencilerin önünde “burası benim malım, benden izinsiz bir şey yapamazsınız, sizi odaya sokmam” diyerek öğrencileri tehdit eden, politik muhaliflerine “faşist” diyerek saldıran İMO yöneticilerine yakışmaktadır.

Yalan 5: İMO‘nun açıklamasındaki “İMO, farklı görüş ve yaklaşımların kendisini hiçbir baskı altında hissetmeyeceği demokratik bir işleyişe sahiptir” cümlesinin neden yalan olduğunu yukarıda anlatılanlar yeterince örneklemektedir. Kaldı ki İMO yönetim anlayışının Küçük Kurullarda kendisinden farklı düşünenlere yönelik ilk saldırısı bu da değildir. Bundan birkaç yıl önce bir başka muhalif grup Küçük Kurul’da İMO yönetiminin “demokrat şiddetinden” nasibini almıştır.

Yalan 6: İMO’nun açıklamasındaki “Saldırının devrimci demokrat mühendislere yönelmesi, onların şahsında bir bütün olarak İMO ve TMMOB örgütlülüğünü hedef alması” ifadesi tamamiyle ortalığı bulandırarak hedef saptırmaya ve kendi suçlarını gizlemeye yöneliktir.

İMO’nun ve İMO paralelinde açıklamalar yapan diğer Odalar’ın sözlerinde teşhir edilmesi gereken yalanlar yazmakla bitecek gibi olmadığından burada kesiyoruz. Söz konusu açıklamaların bazılarında Küçük Kurul’da yaşananların AKP’nin Odalara ve TMMOB’ye yönelik baskıları ve son günlerde Ankara’da devrimcilere yönelik faşist saldırılarla ilişkilendirilmeye çalışılması parmak ısırtan bir demagojidir. Yukarıda anlatıldığı gibi olay, İMO etkin yönetim anlayışının aylardır süren kışkırtmaları sonucu yaşanmıştır. Küçük Kurul’u iptal ederek ya da erteleyerek üyeleri Kızılay’daki protestoya çağırma hassasiyetini göstermeyen İMO yönetimi (İvme Dergisi’nin Küçük Kurul’a katılmamış olan üyeleri aynı saatlerde Kızılay’dadır oysa) gerçekleri gizlemek için sol duyarlılıkları malzeme olarak kullanmaktadır.

Bundan üç ay önce öğrencilere uygulanan şiddeti mahkum etmeyenlerin bugünkü şiddet karşıtlığı söylemi inandırıcı değildir.

İMO’yu kendi malları olarak gören, muhalif tavır alanları baskı, küfür ve şiddet uygulayarak sindirmeyi ve susturmayı bir alışkanlık haline getiren İMO etkin yönetim anlayışı, TMMOB’nin demokrat geçmişinden ve demokratik geleneklerinden ders çıkartmalı ve bugüne kadarki davranışlarının özeleştirisini vermelidir.

Devrimci demokratlar arası ilişkiler açısından asıl kara leke olan, gerçekler bu kadar somut ve açık olarak ortadayken, Odalardan sağladıkları çıkarlar gereği bu gerçekleri çarpıtmaktan utanmayanlardır.

İMO’da bir süredir sürdürülen şiddet politikalarına ses çıkarmayan başta TMMOB Başkanı olmak üzere, TMMOB, İMO ve diğer bazı Odalar’ın yönetim anlayışları ile destekçileri Politeknik Grubu’nu bu davranış tarzından vazgeçmeye çağırıyoruz.

TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından sahiplenilen bu antidemokratik şiddet politikasının başta TMMOB örgütlülüğüne zarar verdiğini bu çevrelerin kısa sürede kavramasını ve bu politikalarına son vermesini diliyoruz.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek ve geri adım atmayacaklardır.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-25-yalan-iftira-ve-demagojileriniz-gercekleri-gizlemeye-yetmeyecek.html

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

İVME 24 Nolu Açıklama: Devrimci, Demokrat, İlerici, Yurtsever Mühendislere Kimse Hakaret Edemez

Posted by ivmedergisi 4 Haziran 2009

Yaklaşık 3 ay önce İnşaat Mühendisleri Odası etkin yönetim anlayışı aralarında İvme Dergisi yayın kurulu üyelerinin de bulunduğu Genç İMO öğrencilerine yönelik fiziki ve sözlü saldırıda bulunmuşlardır. 18 Mart tarihli 23 Nolu açıklamamızda bu saldırı olayını şöyle özetlemiştik:
“14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda, TMMOB ortamında eşine az rastlanır bir saldırı gerçekleşmiştir. ODTÜ Genç İMO üyeleri tarafından öğrenci temsilciliği seçimlerinde yaşanan antidemokratik süreci öğrencilerle paylaşan bir bildiri Kurultay’da dağıtılmaya başlanmıştır. Bildiri dağıtımı sırasında İMO etkin yönetim anlayışının bir “memuru” tarafından bu bildirinin Kurultay’da dağıtılamayacağı ifade edilmiş, ODTÜ Genç İMO tarafından ise bildiri dağıtımının en temel hakları olduğu, kimsenin bildiri dağıtımını engelleyemeyeceği ifade edilmiştir. Ardından çok da zaman geçmeden İMO Yönetim Kurulu üyeleri, başlarında İMO Saymanı Züber Akgöl olmak üzere kurultay salonunu büyük bir sinirle terk ederek önce bildiri dağıtan öğrencileri kovmuşlar, öğrencilerin bildirileri dağıtmaya devam etmeleri üzerine yanlarına aldıkları iki oda teknik görevlisiyle birlikte ODTÜ Genç İMO üyelerini tartaklamaya başlamışlar, binadan zorla atmaya çalışmışlardır. Binayı terk etmeme ve demokratik hakları olan bildirilerini dağıtmada kararlı olan öğrenciler yönetimin bu fiziksel müdahalesine direnmişler ve salondan çıkmamışlardır. Bunun üzerine İMO etkin yönetim anlayışı daha da ileri giderek öğrencilere ağza alınamayacak lümpen küfürler etmeye başlamış, tekme ve tokatlarla saldırmıştır. İMO Yönetim Kurulu II. Başkanı Alaettin Duran “Siz Amerikan ajanısınız” gibi siyasi literatürdeki en büyük hakaretlerden birini devrimci demokrat öğrencilere sarf etmiştir.”
Saldırı gerek İMO gerekse TMMOB ortamlarında teşhir ve mahkum edilmiştir. En son TMMOB Danışma Kurulu’nda da kürsüden “devrimcilere demokratlara kimsenin sözlü ve fiziki saldırıda bulunamayacağı, bu tür saldırıların devam etmesi halinde oluşacak kaos ortamının sorumlusunun İMO etkin yönetim anlayışı olacağı” ifade edilmiştir.
Buna rağmen İMO etkin yönetim anlayışı çeşitli ortamlarda özellikle yayın kurulu üyelerimize dönük “faşist”, “aydınlıkçı” gibi hakaretlerde bulunmaya devam etmiştir. Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Küçük Kurulu da bu hakaretlerin edildiği toplantılardan biridir.
3 Haziran tarihindeki İMO Küçük Kurulu’nda bir Yayın Kurulu üyemiz bu konu ile ilgili söz almış ve “devrimci demokrat mühendislere kimsenin hakaret edemeyeceğini” belirtmiştir. İMO etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük yapmış oldukları hakaretleri savunur davranışlarının ardından ise arbede çıkmıştır. Çıkan arbedede İMO etkin yönetim anlayışından bazı yönetici ve çalışanlar yaralanmıştır.
İMO’daki etkin yöneticiler birçok ortamda odayı kendi mülkü olarak gördüklerini, oda ortamlarına kendilerinin ve izin verdiklerinin dışında kimsenin giremeyeceğini ifade etmişlerdir. Etkin yönetim anlayışının demokratlığının odaların geçmişten bugüne yarattığı gelenekleri sahiplenen devrimci öğrencilere ana avrat küfür edip tekme tokat dövmeye çalışmaktan ibaret olduğu bugüne kadar yaşanan olaylarda açıkça anlaşılmıştır. İMO etkin yönetim anlayışı ortamı adım adım germiştir. Birçok açık ortamda hakaretlerini arttırarak sürdürmüşlerdir. İşte bu noktada İMO Küçük Kurulu’nda yaşanan olayların sorumlusu da İMO etkin yönetim anlayışıdır.
Hakaret, ideolojik olarak güçsüzlerin kullandıkları bir yöntemdir. Söylemlerimizle, savunduklarımızla ilgili karşıt görüşler oluşturamayanlar –örneğin yetkin mühendislik- çareyi hakaret etmekte buluyorlar. Bugüne kadar TMMOB ortamlarında birçok baskı ve engelleme ile karşı karşıya kalmamıza rağmen her seferinde konulara politik yaklaştık ve hiçbir zaman hakaret etmedik. Bundan sonra da hakaret etmeyeceğiz. Ancak ağır bedeller ödenerek yaratılan ve korunulan devrimci demokrat değerlere de kimsenin hakaret etmesine izin vermeyeceğiz.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-24-nolu-aciklama-devrimci-demokrat-ilerici-yurtsever-muhendislere-kimse-hakaret-edemez.html

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Yola Çıkarken

Posted by ivmedergisi 26 Kasım 2006

Gündemi ne kadar hızlı değişen bir ülkede yaşıyoruz, öyle değil mi? Hayatın hızlı akışı içerisinde bazı gelişmeleri takip etmekte bile zorlanıyoruz. Zaten takip edebilsek bile çoğu konu ‘bakmamız gereken şekilde’ bizlere sunuluyor. Etkisi sınırlı olan birkaç namuslu insan ve yayının dışında, medya hakimiyetini elinde bulunduran yazılı ve görsel basın sahipleri çıkarları neyi gerektiriyorsa ona göre yazdırıyor, çizdiriyor, haber yaptırıyorlar.

Herkesin ülke ve halk çıkarları için hareket ettiğini söylediği ve birbirlerinden tamamen farklı yaklaşımlar sergilediği, düşünceler ortaya koyduğu bu kaos ortamı içerisinde gerçekten ülkemizin ve toplumun çıkarları neyi gerektiriyor sorusu tüm çıplaklığı ve yakıcılığıyla ortada duruyor.

İşte böyle bir ortamda hayatınıza yeni bir soluk katmak hedefi ve yanlış ile doğrunun adını koymak amacı ile ‘İVME‘ dedik. Boşlukları doldurmak değil; mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve toplumsal konularda kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırmak ve yenilerini yaratmak iddiasındayız.

Sorunumuz; içi boşaltılmaya çalışılan mühendislik ve mimarlık kavramlarıyla…

Sorunumuz; eğitim sistemini bu hale getiren zihniyetle…

Sorunumuz; kime peşkeş çekildiğini bil(e)mediğimiz projelerle, ihalelerle…

Sorunumuz “Biz, sizler için en iyi olanı biliriz ve yaparız” diyenlerle…

Sorunumuz; bütün bunlardan kurtulmak adına hareket ettiğini söyleyip, buna uygun davranmayan kesimlerle…

Talebimiz; programlanmış robotlar değil, yaratıcı, üretken yurttaşlar yetiştirilmesidir. Tüketici bireyler ve toplum haline getirilmenin karşısında durup üretmeye yönelmektir. Özgür, bilimsel ve halktan yana bir akademik ortamın oluşturulmasıdır
Yöntemimiz; farklı düşüncelere yer verme ve kolektif bir çalışma ile doğrulara ulaşmayı kapsıyor. “Halktan yana teknik elamanlar ve vatanını seven yurttaşlar olarak hangi konuyu inceleyelim?” ; “Masaya yatırdığımız dosya konuları hakkında kimler neler söylüyor?”; “Bunların gerçeklikle bağdaşan ve bağdaşmayan yanları neler?”; “Söylenenler hayatın içinde nasıl hayat bulacak, bulabilir?” cevabını sürekli aradığımız sorular olacak.

Tüm bunlar ışığında
+İVME, TMMOB bünyesindeki meslek disiplinlerini kapsayan, henüz mesleğe adım atmamış üniversite öğrencilerinden öğretim üyelerine kadar tüm teknik elemanların ekonomik, demokratik, akademik, mesleki, toplumsal konularda düşüncelerine yer vermek, sesi olmak hedefiyle çıkıyor.

+İVME
, Oda yönetimlerinin bürokratik yapısından bağımsız olacak; Mühendis, Mimar, Şehir Planlamacılarının yakıcı sorunlarını dünya ve ülkemiz sorunlarına bağlantılı olarak ele alacaktır. Sorunları tartışırken, ne dediğini, neyi savunduğunu çok açık ve net olarak ortaya koyacaktır.

+İVME, yanlış düşünce ve tavırlara karşı adını koyarak eleştiri de yapacaktır. Kendi yanlışları olursa özeleştiri vermekten de kaçınmayacaktır.

+İVME, ülke, toplum, meslek ve meslektaş çıkarları temelinde, Mühendis, Mimar ve Şehir Planlamacıların birliğinin ödünsüz savunucusu olacaktır.

+İVME, yayın politikası ile Mühendis, Mimar ve Şehir Planlamacıların politikleşmesine, örgütlenmesine de katkı sağlayacak ve bu alandaki eksikliğin giderilmesi ihtiyacına da destek olacaktır.

+İVME, üç aylık periyotla başlıyor yayın hayatına. Her sayı bir dosyayı tartıştıracaktır. Bunun yanında teorik yazılar ve tartışmalar da yer alacaktır.

Evet, insan veya doğa olayları ile başımıza gelenlerin “kader” olarak görüldüğü, öğrenim görenlerin, mesleklerini icra edenlerin ve eğitmenlerin doğal birlikteliklerine rağmen yalnızlaştırıldıkları bir zamanda çıkarıyoruz “İVME“yi.

Farklı disiplinlerden pek çok teknik elamanın kolektif üretimiyle ortaya çıkan dergimizin çıkışına, akılcı bilim, objektif bir bakış açısı, mesleki etik sahibi ve toplumsal çıkarlarını savunan öğrencisinden profesörüne tüm mühendis ve mimarları destek olmaya davet ediyoruz.

+İVME‘ nin yayın hayatına başlama zevkini ve çilesini paylaşanlara, yaşaması için katkı koyanlara ve okurlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yazı kategorisi: Açıklama | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.