+İvme Dergisi

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Değişime Doğru

Mesajlar Etiketlendi ‘Teoman Öztürk’

Açıklama No. 31 Yeni 19 Eylül’ler Yaratmak Gerekiyor

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

Demokratik Kitle Örgütleri | Emperyalizm | TMMOB | Ücretli ve İşsiz Mühendisler | TÜTED | TÜM-DER | TÖB-DER | Teoman Öztürk | ivme dergisi | İş bırakma | Grevli-toplu sözleşmeli sendikal haklar | DİSK | Açıklama | 19 Eylül 1979

Açıklama No. 31 Yeni 19 Eylül’ler Yaratmak Gerekiyor

19 Eylül 1979′da devrimci demokrat mühendis ve mimarların öncülüğünde gerçekleşen bir günlük iş bırakma eylemi, üstünden geçen 30 yıla rağmen önemini yitirmedi. Geçen yıl +İVME Dergisi’nin çabalarıyla 29 yıl aradan sonra TMMOB’nin gündemine giren, TMMOB YK başkanının yıllardan sonra hakkında açıklama yapma gereği duyduğu bu büyük iş bırakma eylemi TMMOB’nin mücadelesine ışık tutmaya devam ediyor.

1970’li yılların sonu; ekonomik koşulların ağırlaştığı, ülkemiz ekonomisine uluslararası emperyalist tekeller adına IMF tarafından müdahale edildiği, yükselen devrimci mücadele ve toplumsal muhalefetin faşist saldırılar ve katliamlarla bastırılmaya çalışıldığı bir dönemdir. Bu koşullar altında mühendis ve mimarlar da yoksullaşmadan nasibini almakta, faşist zorbalıklara hedef olmaktadır.

Mayıs 1979′da yapılan TMMOB 24. Genel Kurulu’nda oluşturulan çalışma programı çerçevesinde hazırlanan güncel ekonomik-demokratik haklar konusundaki alt program; faşist saldırılar, baskılar, grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar konularında yapılması düşünülen çalışmaları içeriyordu. Bu programdan hareketle 16 Haziran 1979 günü yapılan basın toplantısıyla TMMOB ve bağlı Odalar şu açıklamayı yapıyorlardı:

Yıllardır emekçi halkın çıkarları doğrultusunda bir mücadeleyi yılmadan sürdüren biz mühendis ve mimarların son ekonomik tedbirlerle(!) yaşam olanaklarımız, tüm emekçi kesimler gibi ortadan kaldırılmıştır. Güncel ekonomik-demokratik haklarımızın elde edilmesi yolunda insanca yaşayabilmek ve bu yolda mücadelemizi sürdürebilmek için haklarımızı elde edinceye dek, örgütlü kitlesel gücümüzü en etkin bir biçimde kullanmak kararlılığındayız.

24 Haziran 1979 günü toplanan danışma kurulu etkin ve yaygın bir mücadele kararı aldı ve ilk adım olarak 27 Haziran’da 18 ilde bir çalışma düzenlendi. Bu çalışmaya 134 işyerinden 7500′e yakın mühendis mimar katılarak sorunları ve çözümlerini görüşerek uygulamaya yönelik kararlar aldılar. DİSK, TÖB-DER, TÜM-DER, TÜTED örgütleriyle ortak çalışma kararı alınarak il toplantıları yapıldı. Bu toplantılardan sonra 19 Eylül 1979 tarihinde, sonrasında TMMOB yöneticilerinin yargılanmasına neden olacak olan, bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.

19 Eylül 1979, on binlerce mühendisin iş bıraktığı ve yüz bini aşkın işçi, memur, teknik elemanın desteklediği bir eylemdir.

19 Eylül 1979, 70′li yıllardan itibaren emekten halktan yana bir mücadele veren TMMOB’nin eylemlerinin doruğudur.

19 Eylül 1979, işsizliğin, pahalılığın arttığı, örgütlenmenin ve toplumsal muhalefetin önünü kesme amaçlı faşist saldırıların, kitle katliamlarının, baskıların yaşandığı 1970′li yılların Türkiye koşullarında, kendini emekçi halkın bir parçası gören mühendis mimarların iktidarı uyardığı tarihtir.

19 Eylül 1979, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak yürütülen ekonomik-demokratik hak arama mücadelesinin bir örneğidir.

19 Eylül 1979, mühendis, mimar ve şehir plancıların kendi güçlerine güvenmeleri gerektiğini, hakların ancak kararlılık, örgütlülük ve mücadeleyle alınabileceğini gösteren bir direniştir.

19 Eylül 1979, TMMOB’yi meslek alanlarına sıkıştıran, yalnızca bir meslek odası olarak gören anlayışlara atılan tokatlardan biridir.

TMMOB’nin üyelerinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli mühendis mimarların haklarının her geçen gün tırpanlandığı, işsiz mühendislerin sayısının gün geçtikçe arttığı günümüzde 19 Eylül’ü yeniden hatırlamak gerekiyor. Emek mücadelesine etkili, sonuç alıcı eylemliliklerle katılmayan bir TMMOB’nin oluştuğu günümüzde, bu gerilemede payı olanlara bir zamanlar TMMOB ve mücadele tarihini yeniden hatırlatmak gerekiyor. Bugün 19 Eylül’ü sadece hatırlamak değil, geleceği geçmişten aldığımız derslerle kendi ellerimizle kuracağımız günler için mücadele etmek, yeni 19 Eylül’ler yaratmak gerekiyor.

+İVME Dergisi olarak TMMOB’nin mücadele tarihini unutturmayacağımızı ve TMMOB’yi yeniden toplumsal mücadelenin etkili bir parçası yapma uğraşımızdan vazgeçmeyeceğimizi Teoman Öztürk’ün o dönemki sözleriyle bir kez daha söylüyoruz:

Şimdi görev, bu eylemi abartmadan ve küçümsemeden; örgütlülük düzeyimizi daha da geliştirmek, işyeri temsilciliklerini yaygınlaştırmak ve güçlendirmek, önümüzdeki mücadelelere en etkin bir biçimde katılmak olmalıdır. Önümüzde zor günler vardır. Sömürüye, baskıya, zulme karşı, emperyalizme ve faşizme karşı daha tutarlı ve etkili mücadeleler gündemdedir.

Grevli-toplu sözleşmeli sendikal hakları, güncel ekonomik-demokratik hakları alma mücadeleleri gündemdedir. Tüm hakların çalışanların ve örgütlerinin hem kendi içlerinde ve hem de birlikte verecekleri sürekli ve güçlü mücadelelerle alınacağı bir an bile unutulmamalı, bu yolda her gün bir öncekinden daha tutarlı, sağlıklı ve güçlü adımlar atılmalıdır.

Bu mücadelelerle gelecek günlerin aydınlık olacağından, tüm hakların alınacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”

YAŞASIN 19 EYLÜL DİRENİŞİMİZ…

SELAM 19 EYLÜL’Ü GERÇEKLEŞTİRENLERE…

SELAM GELECEK 19 EYLÜL‘LERE…

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İVME Dergisi

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Açıklama No.27: Gerçekler Açıklansın, Adalet İstiyoruz

Posted by ivmedergisi 16 Ekim 2009

Yönetim |TMMOB | Teoman Öztürk | tecrit | Tasfiye | Öğrenci Kurultayı | ODTÜ | Mühendis | Mimar | Küçük Kurul | İMO | Genç İMO | DKÖ | Devrimci | Demokrat | Demokrasi

İvme

TMMOB’nin mesleki demokratik kitle örgütü özelliği kazanması, TMMOB’yi TMMOB yapan gelenekler, devrimci-demokrat mühendislerin özellikle 70’li yıllarda vermiş olduğu mücadele ile sağlanmıştır. Teoman Öztürkler döneminde yaratılan bu gelenekler ve mücadale örgütü olma özellikleri ise 80 sonrası yitirilmeye başlanmıştır.

Son yıllarda ise, TMMOB etkin yönetimi tarafından, devrimci-demokrat mühendislerin çalışmaları açıktan engellenmeye başlanmış, örgüt içi demokrasi kanalları tıkanarak devrimci demokrat mühendisler TMMOB’den uzaklaştırılmaya çalışılmıştır.

İvme Dergisi’nin yetkin mühendislik konusundan başlayarak TMMOB içerisindeki tüm sorunları açığa çıkarma ve yanlışlıkları mahkum etme çabası, TMMOB’yi dönüştürme mücadelesi, TMMOB’ye hakim anlayışın devrimci-demokrat mühendislere olan tahammülsüzlüğünü iyice su yüzüne çıkarmıştır.

İşte bu tahammülsüzlük ve saldırganlık en sonunda, 11 Haziran’da İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Küçük Kurul’da İvme Dergisi üyelerine dönük fiziki linç girişiminin gerçekleştirilmesine kadar varabilmiştir.

İMO’da İvme Dergisi üyelerine ve okurlarına karşı 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana sistematik bir baskı ve tasfiye çabası sürmekteydi. Bu tasfiye operasyonu, önce İMO Ankara Şube’de Yönetim Kurulu yedek üyesi olan İvme dergisi üyelerinin toplantılara alınmaması ile başlamış, örgüt kurullarından İvme dergisi üyelerinin dışlanma çabası ile de devam etmiştir. Genç-İMO seçimlerinde öğrencilerin oyları ile seçilmiş temsilcilerin İvme’ye yakın olması sebebi ile atanmaması bu tasfiye çabasının bir başka adımı olmuştur. İMO’da, İMO etkin yönetimi anlayışı tarafından İvme Dergisi üyelerine yönelik sürdürülen sistematik baskı ve tasfiye çabaları, 14 Mart İMO Öğrenci Kurultayı ile beraber fiziki saldırı boyutuna varmıştır.

Öğrenci Kurultayı’nda Genç-İMO seçimlerinde yaşanan antidemokratik uygulamaları protesto amacı ile bildiri dağıtmak isteyen, aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu öğrencilere İMO yöneticileri ve teknik görevlileri tarafından ana avrat küfürler eşliğinde tekme tokat saldırı gerçekleştirilmiştir. Bu saldırıya arkadaşlarımız tarafından bir karşılık verilmemiş, bu yapılan saldırı Kurultay’da teşhir edilmiştir.

Bu saldırı İvme dergisi üyeleri tarafından, 4 Nisan’da TMMOB Danışma Kurulu’nda anlatılmış ve mahkum edilmiştir. Ne var ki TMMOB yönetimi de Oda yönetimleri de bu saldırıya karşı hiçbir tepki vermemişlerdir. Bu tepkisizlikten aldıkları güçle İMO yöneticileri İMO’da devrimcilere küfür ve hakaretlerine devam edebilmişlerdir. Bu hakaret ve küfürler Mayıs ayındaki Küçük Kurul’da “aydınlıkçı, faşist” gibi aşağılık bir noktaya vardırılmıştır.

3 Haziran’da İMO Ankara Şube Küçük Kurul’da bu aşağılık küfürlerin özeleştirisi istenmiş, bırakın özeleştiri vermeyi aynı küfürler İMO Merkez yöneticisi tarafından sahiplenilmiş ve aynı yönetecinin yarattığı provokasyonla da kavga çıkmıştır. Bu kavgada bazı İMO yöneticileri ve teknik görevlileri İvme dergisi üyelerine sopalar ile saldırmaya kalkmış, bu saldırganlar arkadaşlarımız tarafından engellenmiştir.

14 Mart’ta başlayan bu fiziki saldırılar, 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylardan sonra TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışı tarafından gerçekler çarptırılarak ve manipule edilerek siyasi bir linç kampanyasına evrilmiştir. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının gerçekleri bilinçli bir şekilde çarpıtarak başlattığı bu siyasal lince birçok Oda yönetimi de ortak olmuştur.

Bu siyasal linç ortamından güç alan İMO yönetimi 11 Haziran’da gizli bir Küçük Kurul örgütlemeye kalkışmıştır. Muhalif gördükleri hiçbir kesimi çağırmadıkları bu gizli Küçük Kurul’a katılmak için İMO’ya giden Küçük Kurul üyesi İvme Dergisi üyeleri ise karşılarında mühendis olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik bir kalabalık ile karşılaşmıştır. Bu kalabalık arkadaşlarımıza saldırmış, bu saldırıda kalabalıktan bazıları bıçak çekmiş, tam bir fiziki linç girişimi tezgahlanmıştır. Bu saldırı sonucu yaralanan arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmekte ısrarcı olunca bu defa karşılarında polisi bulmuştur. İşte TMMOB tarihinde bir ilk olarak, TMMOB YK Başkanı’nın da katıldığı bir toplantıya devrimcilerin katılımı polis barikatı ile engellenmiştir.

Yetkin Mühendislik, örgüt içi demokrasi kanallarının işletilmemesi, Odaların ticari ilişkileri, hizmet üretimi, yönetim anlayışı gibi konularda yaşanan savrulmalara karşı yürüttüğümüz mücadele karşısında statükoları sarsılmaya başlayan İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışı, devrimcilere karşı bıçaklı bir linç girişimi örgütlenmesine kadar işi vardırmıştır.

Şimdi soruyoruz; 11 Haziran’da İMO Küçük Kurul’a eli bıçaklı saldırgan grubu kim/kimler getirmiştir? TMMOB YK Başkanı’nın da bulunduğu bir ortamda gerçekleşen bu linç girişimine karşı TMMOB YK ne yapacak? 3 Haziran’da yaşananlar sonrası gerçekdışı açıklamalar yapan ve İvme’ye karşı siyasi linç girişimine ortak olan diğer Oda yönetimleri, 11 Haziran sonrası ne yapacaklar?

İvme dergisi olarak sol içi ilişkilerde de TMMOB zemininde de sorunların çözümünde şiddeti bir yöntem olarak savunmadık ve uygulamadık. Bundan sonra da aynı tavrımız sürecektir. TMMOB içerisindeki sorunları açığa çıkarma, bunları mahkum etme ve TMMOB’yi dönüştürme mücadelemize bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak bizleri tasfiye etme çabalarına, bu tasfiye çabaları başarılı olmayınca da küfür,hakaret ve saldırılara girişmelerine karşı duracağız. Tabii ki sağ yanağımıza yumruk atana da sol yanağımızı dönmeyeceğiz. Bu saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkum edeceğiz ve gerçekleri er ya da geç açığa çıkaracağız.

Taleplerimiz;

  • 11 Haziran’da İvme dergisi üyelerine karşı gerçekleştirilen, bıçakların da kullanıldığı linç girişimi TMMOB ve Oda Yönetimleri tarafından mahkum edilmelidir.
  • İMO’daki süreci başından sonuna kadar incelemek üzere tarafsız bir komisyon kurulmalıdır.
  • TMMOB’de tüm demokrat üyelere açık, “örgüt içi demokrasi” konulu bir toplantı düzenlenmelidir.

Gerçekler açıklanana ve adalet yerini bulana kadar TMMOB önündeyiz.

Tüm devrimci-demokrat kamuoyuna duyurulur.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

Yazı kategorisi: Uncategorized | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.